Kabin Freninin Tarihçesi

Yayın TarihiEylül-Ekim, 2019 David Cooper - LECS (UK) Genel Müdür Yazdır

İngiltere patentleri ve standartları üzerine yapılan araştırma, yolcu asansörlerindeki bu komponentin gelişimini anlatmaktadır.

Bu bildiri ilk olarak Ekim 2017’de Asansör & Yürüyen Merdiven Teknolojileri (www.liftsymposium.org) Sempozyumunda sunulmuştur. Kabin freni, görece güvenli asansör dünyasının son savunma hattı olarak düşünülebilir. Sektörün çağdaşları Elisha Graves Otis’in üzerinde durduğu platformun halatlarını kestikten sonra kabin freninin düşüşü engellediğinde “Tamamen güvenli” deyişini hatırlayacaklardır.

Kabin freni tasarımı en baştaki asansör kuyusuna bir çuval kuştüyü yerleştirme önerisinden kontrolsüz yükselme hareketini durdurabilecek tasarımlara doğru büyük bir ilerleme kaydetti. Bu makalede İngiltere patent ve standartlarına bakılmakta ve kabin frenlerinin embriyo halindeki günlerinden günümüze kadarki gelişimine değinilmektedir. Daha önce bir araya getirilmeyen bilgiler tek bir makalede toplanmış, böylelikle kabin freninin tarihçesi ile ilgili konsolide bir kaynak oluşturulmuştur.

Giriş

Yapılan bir literatür taraması, yolcu asansörlerine takılan kabin frenleriyle ilgili sınırlı tarihsel bilgiyi gün ışığına çıkarmıştır. Literatürün büyük kısmının tarihi içerikli değil, teknik konular ve satışla ilgili olduğu görülmüştür. Asansör üreticileri yıllar içinde şirketler tarafından devralınmış ve bu da şirket hakkındaki tarihi bilgilerin kaybolmasına neden olmuştur. Bunun birkaç istisnası olmakla birlikte elde edilen bilgiler de ürünleriyle değil şirketle ilgilidir. İlk kabin frenini Otis’in tasarladığı ve 1945’te Newcomen Topluluğunun New York’taki Amerika Şubesi’nde sunulan ilgili bildirinin ürüne olduğu kadar insana da yönelik olduğu bilinmektedir. Avustralya’da yaşayan bir diğer yazar John Inglis de 1998’de Elevcon’da içinde bazı ilginç çizimler bulunan “Kabin Freninin Gelişimi” adlı bir makale yayınladı. [2] Ancak bu yazıda standartlardaki değişikliklere kronolojik olarak bakılmıyordu. Diğer tarihsel kitaplar arasında Ronald Grierson’un Electric Lift Equipment for Modern Buildings (1923) adlı eseri [3] R S Phillips’in and Electric Lifts adlı kitabı[9], Jason Goodwin’in Giving Rise to the Modern City ile Dr.Lee Gray’in From Ascending Rooms to Express Elevators: A History of the Passenger Elevator in the 19th Century (2002) adlı çalışması yer almaktadır.

Teknik konularda yazılmış çeşitli kitaplar bulunmakla birlikte kabin frenlerinin tarihi ve gelişimsel süreciyle ilgili bilgiler bu kitaplarda yer almamaktadır. Yayınlanan İngiliz Standartları 1970’den beri BS 2655-1 (1970), BS 5655-1 (1979) ve BS 5655-1 (1986) şeklinde güncellenmiş, daha sonra Avrupa Standartlarının gelmesiyle birlikte “BS” önekinin yerini “EN” öneki almıştır. Bunlar EN 81-1 (1990) ve A3 Değişikliği, EN 81-20 (2014) ve EN 81-50’dir. Dökümantasyon hazırlama amacıyla üreticilerle de temasa geçilmiş ve elde edilen bilgiler hemen gözden geçirilmiştir. Literatüre bakıldığında kabin freninin gelişimiyle ilgili çok az bilgi olduğu ve bu bilgiye ulaşmanın imkansız değil ama çok güç olduğu anlaşılmıştır.

Kabin freni ile ilgili bazı konuların devre dışı bırakılması düşünülmüş ve böylece bu araştırma bir öğrencinin 1853’te kabin freninin icadından günümüze kadar olan çalışmaları içeren ve gelecekte önemli olabilecek bir eser haline gelmiştir. Bu yüzden bu çalışmanın eğitim amaçlı ve kamu hizmetine sunulmuş özgün bir eser olduğu düşünülebilir.

Kabin Freninin İcadı

“Asansörlerin etkisi Elisha Graves Otis’in kaldırma halatının kopması durumunda dahi asansörü düşmekten koruyan bir cihaz icat etmesine kadar dayanır.”[1]

Otis 1851’de New Jersey’de Bergen’e, bundan bir yıl sonra ise patronu Josiah Maise’nin sahibi olduğu karyola üretim tesislerinde baş mekanik teknisyen olarak çalışmak üzere New York’ta Yonkers’a gitti. İşte burada kaderiyle karşılaştı ve üzerinde asansörü düşmekten koruyan otomatik bir cihazın bulunduğu ilk asansörün tasarımını ve montajını yaptı.[1]

Kaderinde Kaliforniya’ya taşınmak vardı; fakat ciddi bir asansör kazasının gerçekleştiği, 1853 yılında New York’ta Hudson Street no 275’te bir tesisi olan mobilya üreticisi Mr.Newhouse’dan iki güvenlik asansörü siparişi aldı. Bu iki asansör siparişi şimdi dünya çapında bir asansör markası olan Otis’in temellerini attı. [1]

1853’te New York City’de Crystal Palace’ta yapılan bir fuarda Otis üzerinde durduğu asansör platformunu fuardaki insanların başları üzerine kaldırıp daha sonra konuşmasının dramatik bir noktasında platformun asılı olduğu halatları bizzat keserek kendi ürününe olan güvenini sergiledi. Bir kaza olacağını ve Otis’in bacağının kırılacağını bekleyenler hiçbir şey olmayınca hayal kırıklığına uğradılar fakat ürünün ne kadar güvenli olduğundan da etkilendiler. [1] Aşağı doğru inmekte olan platform durdurulduğunda Otis şu sözleri söyledi: “Tamamen güvenli, beyler. Tamamen güvenli!”

New York Tribune bu fuarla ilgili haberini verirken Otis’in keşfinden bahsetti. Ancak gazetede bahsedilen bir tür yük taşıma asansörüydü. Otis bundan üç yıl sonra ilk yolcu asansörünü üretti ve Broome caddesi ile Broadway’in güneydoğu köşesinde yer alan bir porselen ve züccaciye ticareti yapan E V Haughwout &Co.’ya ait beş katlı bir binaya monte etti. [1]

Otis 1861’de vefat ettiğinde yalnızca sekiz veya on kişinin çalıştığı, 5.000 USD'den fazla etmeyen bir fabrikası vardı. [1]

Kabin Freni Tasarımının Gelişimi

Inglis’e göre,[2] asansörde seyahat ederken kişilerin güvenliği ile ilgili bilinen en eski hikâye, insanları kalesinin üst katına çıkarmak için bir araç talep eden bir padişaha dayanır. Kuyuya büyük bir çuval kuştüyü konduğu, halat kesilirken hizmetçilerinden birinin kabine bindiği söylenir. Görünen o ki hizmetçi yalnızca bir bacağını kırarak aracı ve padişahı düşmekten korumuş oluyordu, dolayısıyla kimse ölmüyordu.

İlk zamanlarda, kabin kılavuz rayları çoğunlukla keresteden yapılıyordu ve bu ahşap kılavuzların içine yerleştirilen bir bıçak etkili frenin her kullanımdan sonra değiştirilmesi gerekiyordu. Bu hiç de tatmin edici bir çözüm değildi, çünkü kılavuz kısımlarının değiştirilmesi sırasında asansör uzunca bir süre servis dışı kalıyordu. Bu tür emniyet tertibatlarında bıçağın ahşap kılavuzlara çok yakın olması veya aşınmaya yol nedeniyle tehlikeli durumlara da yol açıyordu.

Inglis yazısında serbest düşüş veya aşağı yönde aşırı hızlanma durumunda yaralanmayı önlemek için bir yöntem icat eden bir İtalyan’dan da söz eder. Aşırı hızlanmadan ilk kez burada bahsedilmektedir. Bu buluşta kabinde yolcularının kafasının üzerinde çubuklar vardır ve bu çubukların uçlarında lastikten yapılmış birer levha bulunur. Aşağı yönde aşırı hızlanma durumunda yolcu bu çubuğa tutunur, kabinin tampona çarpmasıyla çubuğun uçlarındaki levhalar çarpmanın etkisini azaltır. Bu tür bir gereçle kaç kişinin korunabileceği sorusu ortaya çıkıyordu.

Yüksek hızlı asansörlerin gelişimi yeni bir güvenlik tertibatına ihtiyaç doğurdu. Güvenlik tertibatının amacı yalnızca asansör platformunu durdurmak değildir, çünkü platformun kapı aralığına çarpmasını sağlayarak yapılabilir fakat yaralanmayı önlemek için platformu yavaş yavaş durdurmak gerekir. Otis’in ünlenmesini ve para kazanmasını sağlayan ilk çözüm halatların gevşediği veya kırıldığı durumlarda ve asansör düşmeye başladığı anda ve normal hızından daha yüksek bir hızla aşağı doğru hızlandığında devreye giren anlık durdurma sağlayan bir türdendi. Yüksek hızlı bir asansörü anlık güvenlik tertibatı ile durdurmak tam bir felakete yol açacağı açıkça görülmektedir çünkü asansör zemine çarpabilir veya en azından o kadar ani durur ki içindeki insanlar yaralanabilirler. [1]

Grierson’a göre [3], yaklaşık 1880 yılına kadar kılavuzlara dökme demirden çubuk veya mandal ile bir çift kelepçe takılır, bunlar da yaylarla çalışan tek bir askı halatı ile kabinin tepesine sabitlenir ve bu mekanizmanın tamamı kabin frenini oluşturuyordu. Artık asansörlerde kullanımına izin verilmeyen tek halat sistemi maden kuyularında ve teleferiklerde halen görülmektedir. Halat bozulduğunda, kuyu yanlarındaki kancalara çubuklarla bağlanan kelepçeleri çalıştıran yaylar kabini aniden durdurur. Grierson ayrıca “ kabin freni normalde karşı ağırlığa değil yalnızda kabine takılır” der.

Grierson’a göre [3] bir sonraki önemli gelişme 1893 yılı civarında ortaya çıkan ve halen İngiltere’de yoğun bir şekilde kullanılan (Grierson’ın bunu 1923’te yazdığını unutmayın) kamlı kılavuz kulplarıdır. İki adet çelik çubuğa monte edilen dört adet tırtıklı çelik kamdan oluşur. Gerektiğinde bu çubuklar döner ve kamları kılavuz raylar veya ahşap desteğe temasa geçirir.

Bu tür kabin freni ani durdurma etkisi nedeniyle yalnızca yavaş (0,5 m/s) kabinler için uygundu. Tasarım asansör kabininin çok hızlı bir biçimde aşağı yönde ilerlemesini önlüyordu, yukarı yönde aşırı hızlanma konusunda ise bir işe yaramıyordu. Grierson çeşitli üreticilerin kabin freninin devreye girmesi konusunda gevşek halatın devreye girmesi ve kabin ile karşı ağırlık arasında ayrı bir emniyet hattı temini gibi farklı yöntemler üzerinde çalıştıklarını da belirtmektedir.

1978’de kademeli kabin freni şeklinde çalışan ağırlıklı aşırı hız regülatörü icat edildi. Bu icadın sahibi Charles R.Otis idi. [1]

Güvenlik Sicili

Bir istisna hariç, (1945’te Petersen’ın bildirisi [1] yayınlanana kadar) Otis tahrikli asansörünün halatların kopması veya başka bir nedenle düşmesi ile ilgili tek bir vaka dahi yoktur. Bu istisna ise 28 Temmuz 1945’te New York City’de bulunan Empire State binasındaki tek asansörde yaşanmıştır. Asansör 17.kattan aşağıya inerken vinç ve regülatör kabloları 89.kata çarpan bir uçak yüzünden hasar görmüştür. Bu da emniyet tertibat devre dışı kalmasına neden olmuştur. Elbette ki böyle bir tertibat, tıpkı bir tren yolu blok sisteminin bir treni beklenmedik bir Uçan Kale çarpmasından koruyamayacağı gibi, asansörü bu tür bir kazadan koruyamazdı. Neyse ki, bu kazadan kabinde tek başına bulunan teknisyen kurtulmuştur. Bu olay iplerin veya güvenlik ekipmanının arızası olarak değerlendirilemediğinden kayıtları değiştirmemiştir. [1]

İngiliz ve Avrupa Standartlarının Gelişimi

Eski standartların ve uygulama esaslarının daha fazla araştırılması gerekmektedir, çünkü Otis’in ilk kabin frenini tanıttığı 1853 ile BS 2555-1 standardının 1970 sayısı arasında belirgin bir uçurum göze çarpmaktadır. 1958 civarında BS 2655'in yayınlanmış olduğu anlaşılmaktadır fakat bu şekilde bile 100 yıllık bir belge eksikliği olduğu görülmektedir.

1970’e kadar geliştirilen standartlar şunlardır:

  • 1970: BS 2655-1:1970: Asansörler, yürüyen merdivenler, yolcu taşıma bantları ve sürekli çalışan asansörlere yönelik şartname. Elektrikli, hidrolik ve el gücü ile çalışan asansörlerle ilgili genel şartlar.
  • 1970: BS 2655-7:1970: Asansörler, yürüyen merdivenler, yolcu taşıma bantları ve sürekli çalışan asansörlere yönelik şartname. Test ve muayene.
  • 1979: BS 5655-1:1979, EN 81-1:1977: Asansörler ve servis asansörleri. Elektrikli asansörlerin yapım ve montajı için güvenlik kuralları. 1986: BS 5655-1:1986, EN 81-1:1985: Asansörler ve servis asansörleri. Elektrikli asansörlerin yapım ve montajı için güvenlik kuralları. 1986: BS 5655-10:1986: Asansörler ve servis asansörleri. Elektrikli ve hidrolik asansörlerin test edilmesi ve muayenesi ile ilgili şartname.
  • 1995: BS 5655-10.1.1:1995: Asansörler ve servis asansörleri. Asansörler ve servis asansörlerinin test edilmesi ve muayenesi ile ilgili şartname. Elektrikli Asansörler. Yeni asansörler için işletmeye alma testleri.
  • 1995: BS 5655-10.2.1:1995: Asansörler ve servis asansörleri. Asansörler ve servis asansörlerinin test edilmesi ve muayenesi ile ilgili şartname. Hidrolik Asansörler. Yeni asansörler için işletmeye alma testleri.
  • 1998: BS EN 81-1:1998 + A3:2009: Yapım ve montaj için güvenlik kuralları. Elektrikli asansörler.
  • 1999: PAS 32-1:1999: Yeni asansörlerin hizmet vermeye geçmeden önce test edilip incelenmesine yönelik şartname. Elektrik tahrikli asansörler.
  • 1999: PAS 32-2:1999: Yeni asansörlerin hizmet vermeye geçmeden önce test edilip incelenmesine yönelik şartname. Hidrolik asansörler.
  • 2007: BS 8486-1:2007+A1:2011: Yeni asansörlerin hizmet vermeye geçmeden önce test edilip incelenmesi. BS EN 81’e uygunluğun belirlenmesi ile ilgili şartname. Elektrikli asansörler.
  • 2007: BS 8486-2:2007+A1:2011: Yeni asansörlerin hizmet vermeye geçmeden önce test edilip incelenmesi. BS EN 81’e uygunluğun belirlenmesi ile ilgili şartname. Hidrolik asansörler.
  • 2014: BS EN 81-20:2014: Yapım ve montaj için güvenlik kuralları: İnsan ve yük taşıma amaçlı asansörler. Yolcu ve yük asansörleri.
  • 2014: BS EN 81-50:2014: Yapım ve montaj için güvenlik kuralları: Testler ve muayeneler. Asansör komponentlerinin tasarım kuralları, ölçümleri, test ve muayenesi.

Kabin Freni Tasarımını Etkileyen Faktörler

  • Kabin freni tasarımını yıllardır birçok faktör etkilemektedir:
  • Kontrolsüz inişi önleme isteği
  • Hız ve fren tasarımı arasındaki ilişki (yolcuları yaralanmadan koruma prensibiyle)
  • Kontrolsüz çıkıştan korunma isteği

Kontrolsüz inişte yolcuları risklerden koruma amacıyla belirlenen bu faktörler 1853’ten beri, neredeyse bir asırdır, geçerli olsa da araştırmalar ilerledikçe bunlara yenileri eklenebilir.

1970: BS 2655-1:1970

BS 2655-1:1970: Asansörler, yürüyen merdivenler, yolcu taşıma bantları ve sürekli çalışan asansörlere yönelik şartname. Elektrikli, hidrolik ve el gücü ile çalışan asansörlerle ilgili genel şartlar 1970’te yayınlanmış ve üzerinde altı kez düzenleme yapılmıştır. Kabin freni ile ilgili hususlar 2, 3, 5 ve 6'ncı bölümler olmak üzere dört ayrı bölümde ele alınmıştır. Buna göre, kabin frenlerinin aşağıdaki genel hususlara uygun olması gerekmektedir:

  • Bütün yolcu ve yük asansörlerinde kabin iskeletine ve kabin platformunun altına kabin freni yerleştirilmelidir.
  • Karşı ağırlığın altında erişilebilir bir boşluk olduğunda bir kabin freni de karşı ağırlık üzerine konmalıdır.
  • Karşı ağırlığı kaldırarak kabin ve karşı ağırlık frenlerinin kaldırılması vasıtasıyla kabin frenlerinin serbest bırakılması mümkün olmalıdır. Her kabin freni ya bir regülatörle ya da güvenlik halatıyla çalıştırılır.
  • Bu halatın herhangi bir parçasıyla temasta olan ve kabinle aynı anda hareket halinde olan bütün kasnaklar veya makaralar halat çapının en az 30 katı olmalıdır.
  • Kabin freni yukarı çıkmakta olan bir asansör kabinini durdurmada kullanılmaz. Aşırı hız yüzünden, yukarı çıkmakta olan bir asansörün durdurulması için karşı ağırlığa takılacak olan bir kabin freni bu amaca hizmet edecektir.
  • Aşırı hız regülatörünün kullanılması yukarı yönde aşırı hızlanma durumunda motor ve fren kumanda devrelerinin açılmasına neden olur.
  • Kabin freninin kullanılması kabin platformunun yatay yönde yirmi beşte bir kadar eğimlenmesine neden olur.
  • Motor ve fren kumanda devreleri kabin freninin devreye girmesi sırasında ve öncesinde kabindeki bir şalter ile açılır.
  • Kabin freni devreye girdiğinde, kabin freninin devreye girmesinde veya kabinin aşağı yönde hareket etmesinde halatlardaki gerilimdeki azalma kabin frenini gevşetmemelidir.
  • Kabin iskeletinin titreşimi durumunda kabin freninin devreye girmesi mümkün olmamalıdır.
  • Kabin freninin çalışması elektrik devresinin tamamlanmasına tabi değildir.
  • Asansörün normal faaliyeti sırasında kabin freninin kavrama yüzeyleri kılavuzlardan uzak tutulmalıdır.
  • Kuyuya sabitlenen kol ve kamlar kuyuya kaynak yapılarak, gömme kamayla veya benzeri bir diğer bağlantı şekliyle sabitlenmelidir.
  • Kabin frenleri her bir kılavuzu kavrayacak ve kılavuzlar üzerinde eşzamanlı çalışacak şekilde tasarlanmalıdır.
  • Kabin frenini parçalarını meydana getiren ve faaliyeti sırasında gerilen kuyu iskeleti, çene, kama veya her tür destek ile çelikten veya bükülebilen başka bir maddeden yapılmalıdır.
  • Kabin regülatörünün halatının çekişi kabin iskeletinden etkilenecektir.
  • Regülatör halatı ile kabin iskeletini (veya karşı ağırlığı) birbirine bağlayan ve kabin freni devreye girdiğinde serbest bırakılması gereken her tür aparatın yaylı besleme aygıtı ile normal konumunda tutulması gerekir.
  • Tırnak ve mandal kabil freni olarak kullanılmamalıdır.

BS 2655-1 (1970)

BS 2655-1:2.12.3’te yer alan Asansör hız ve kabin freninin belirlenmesi: “ 0.75 m/s veya 150 f/m hız taahhüdü olan asansör kabinlerinde anlık kabin freni kullanılabilir.”

BS 5655-1 (1979)

1979’da standartta bir değişiklik yapıldı ve ilk kez tampon etkisinden söz edildi:

  • “9.8.2.1 Asansör beyan hızı 1m/s’yi geçtiği takdirde kademeli şekilde çalışan kabin freni kullanılabilir. (a)beyan hızı 1m/s’yi aşmazsa, tampon etkili anlık [veya] (b) beyan hızı 0.63m/s’yi aşmazsa, tampon etkili anlık şekilde çalışan tertibat kullanılmalıdır.”
  • Tampon etkisi nadiren kullanılmıştır fakat kullanıldığında ise altında bir anlık şekilde çalışan kabin freni olan, ilave ve bağımsız hareket eden bir bölümü bulunan bir iskelet bulunur.
  • Bu kabin freni devreye girdiğinde, hidrolik piston gibi (tampondan ziyade) kuvveti devreden çıkaran aparatlarla ayrılarak kabin iskeleti tarafından kuvvet azaltılır.
  • Çeşitli üreticiler anlık ve kademeli çalışan farklı kabin freni tasarımları geliştirdiler. Farklı şirketlerin yaptığı uygulama örnekleri Resim 5 ve 6’da görülebilir.
  • BS 5655-1 (1986) ve EN 81-1 (1990) + A3 (2009)
  • Bu standartlar BS 5655-1 (1979) standardını yansıtmaktadır.

EN 81-20 (2014)

EN 81-20’nin (2014) yayınlanıp ilgili ifadenin aşağıdaki şekilde düzenlenmesiyle birlikte tampon etkisi konusu sona ermiştir:

  • “5.6.2.1.2.1 Kabin güvenlik tertibatı (a) Kademeli tip olmalıdır veya (b) Asansörün beyan hızı 0,63 m/s’yi aşmıyorsa ani etkili tipten olabilir.”
  • 1970 ve 1979 yıllarında yayınlanan standartlarda anlık kabin frenleriyle alakalı hızın değişmiş olmasının arkasındaki felsefe bilinmemektedir. Ancak EN 81-20 (2014) standardı maksimum hızı 0.63 m/s şeklinde kısıtlarken BS 2655-1’de (1970) maksimum 0.75m/s hıza izin verildiği görülebilir. Bu yüzden, tampon etkisinin çıkarılmış olmasına rağmen 1979’da yayınlanan standartta yine daha az olan hıza yer verilmiştir.

Kuvvetler

İlk çıkarımlar, yolcuların maruz kaldığı etkilerin değişebileceğiyle ilgili hususlardı. Standartlarda kabin freninin devreye girmesi sırasında yolcuların maruz kalacağı kuvvetlerde belirli bir biçimde bahsedilmez. Referans alınabilecek en iyi şey tampona çarpma durumunda maruz kalınan kuvvetlerdir.

BS 2655-1 (1970)

BS 2655-1 (1970)’in 3.4 no’lu maddesi şöyle der: “Tamponlar bütün kabinlerin ve karşı ağırlıkların altına monte edilir. Yaylı tamponlar veya lastikten yapılmış tamponlar veya kalas kullanılabilir.”

Günümüz standartları açısından anlamsız kalsa da bir yolcunun maruz kalabileceği kuvvetten veya anlık ve kademeli şekilde çalışan kabin frenleri arasındaki ayrımdan bahsedilmemektedir. Ahşap tampona izin verildiği de unutulmamalıdır.

BS 5655-1 (1979)

BS 5655-1’de (1979) bir yolcunun maruz kaldığı kuvvetlerden ilk kez söz edilmiştir. Madde 10.4.3.3 şöyle der:

“Kabin beyan yükü ile dolu iken serbest düşüş durumunda tamponların devreye girmesiyle ortalama hız kesimi gn’yi aşmamalıdır. 2.5gn’den daha fazla bir hız kesimi saniyenin 1/25’inden uzun olmamalıdır. Tamponlar üzerindeki etkinin hızı tampon darbesinin hesaplanan hızına eşittir. (bkz. 10.4.3.1 ve 10.4.3.2)”

Kuvvet konusunun standartlara girmesi 1979’daki standartla gerçekleşmiş olsa da 1970 ve 1979 standartları arasındaki kabin freni hızına atıfta bulunarak hız farkını açıklamak pek mümkün görünmemektedir.

BS 5655-1 (1986)

BS 5655-1 (1986) 1979’daki standarttaki ilgili ifadenin aynısı olup yalnızda 1/25 s ifadesi 0.04s olarak değiştirilmiş ve böylece kesirli ifadenin yerine ondalıklı ifade kullanılmıştır.

Asansörün Yönü ve Kabin Freni Seçimi

BS 2655-1 (1970)

BS 2655-1’de (1970) şöyle denmektedir: “ Kabin freni yukarı yönde ilerleyen bir asansör kabinini durdurmaz. Yukarı yönde ilerleyen bir asansörün aşırı hızlanma durumunda durdurulması gerektiği takdirde, karşı ağırlığa bir kabin freni takılmalıdır.”

BS 5655-1 (1979)

1979’da yayınlanan standarttaki ifade şu şekilde değiştirilmiştir:

  • “9.8.1.1 Asansör kabini, kabinin aşağı yönde ilerlerken çalışacak ve aşırı hız regülatörünün seyir hızında iken tam dolu bir kabini durdurabilecek bir kabin freni ile donatılmalıdır; böylelikle askı tertibatı arızalansa kabin freni kılavuzları kavrar ve kabini tutar.”
  • Her ne kadar, daha önce bahsedildiği gibi, Charles Otis ağırlıklı aşırı hız regülatörünü 1878’de keşfetmiş olsa da, aşırı hız regülatörünün kademeli şekilde çalışan kabin freni olanlar da dahil bütün elektrikli asansörler için zorunlu bir madde olarak standarda eklenmiş olmasına da dikkat edilmelidir.
  • Bunun öncesinde, BS 2655-1 (1970)’de aşırı hız regülatörü aşağıda görüldüğü üzere bir opsiyon olarak önerilmektedir:
  • “2.12.3 Kabin freni, bütün süspansiyon halatlarının veya zincirlerinin veya eklerinin arızalanması durumunda veya kabin freni bir aşırı hız regülatörü ile çalışırken kabinin aşağı yönde belirlenen hızı aşması durumunda kabini durdurmaya veya ağırlığını taşımaya çalışmalıdır.

BS 5655-1 (1986)

BS 5655-1 (1986)’de 1979’daki standartta kullanılan aynı ifade yer almaktadır.

EN 81-1 (1998) + A3 (2009)

EN 81-1’e (1998) yapılan 3 no’lu Düzenleme (2009) ile madde 9.10’da yukarı yönde ilerleyen bir kabinin durdurulması ile hüküm eklenmiştir:

“9.10 Bir tahrikli asansörde yukarı yönde ilerleyen bir kabini aşırı hızdan koruyacak, aşağıdaki hususlara uygun unsurlar bulunmalıdır: 9.10.1 Hız izleme ve hız azaltma tertibatları, kabin beyan hızının en az %115’ine denk gelen ve maksimum 9.9.3 no’lu maddede belirtilen hızla yukarı yönde ilerlemekte olan kabinin kontrolsüz hareketini tespit etmelidir.”

EN 81-20 (2014)’de ifade şu şekilde değişmiştir:

“5.6.1.1 Tertibat veya tertibat bileşimleri ve bunların çalıştırılması, kabini şu durumlardan korumayı sağlamalıdır (a) Serbest düşmeden, (b) Aşağı doğru ya da halatlı tahrikli asansörlerde yukarı ve aşağı yönde aşırı hızdan, (c) Kapılar açıkken kontrolsüz hareket etmeden,[veya] (d) Hidrolik asansörlerde bir durak seviyesinden sürünerek kaymadan.”

Sonuç

Kabin freninin tarihçesi ilginç bir konudur ve 1853 ile 1970 yılları arasında daha fazla araştırılması gereken, tasarım konusunda uzunca bir atıl dönem yaşandığı görülmüştür. Şimdiye dek elde edilen kaynaklara göre, hıza göre kabul edilebilir gücün uygulandığı durumda, düşme riskiyle ilgili endişeden düşmenin kalitesine ilişkin endişeye doğru bir gelişim yaşandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, yukarı yönde hareket halinde kontrolsüz hareket gibi diğer teknik konuları irdeleme ihtiyacı da kabin freni tasarımında gelişmelere yol açmıştır. Kabin freninin 1853’teki ilk tasarımında günümüze kadarki gelişimini sağlamak için araştırmalar devam edecektir.

Referanslar

  1. “Elisha Graves Otis 1811-1861 and His Influence Upon Vertical Transportation,” Newcomen Topluluğunun New York’taki Amerika Şubesinde yapılan sunum. (1945).
  2. John Inglis. “Evolution of Safety Gear,” Elevcon 2’de sunulmuştur (1998).
  3. Ronald Grierson. Electric Lift Equipment for Modern Buildings, Chapman & Hall (1923).
  4. BS 2655-1 (1970).
  5. BS 5655-1 (1979).
  6. BS 5655-1 (1986).
  7. EN 81-1 (1990) A3 Düzenlemesi dahil.
  8. EN 81-20 (2014).
  9. R.S. Phillips. Electric Lifts, Pitman Publishing (1973).