Çamlıca TV Kulesi Schindler’in Panaromik Asansörleri ile Yükseliyor

Yayın TarihiTemmuz-Ağustos, 2020 by Mete Araz Yazdır

2011 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca Çamlıca tepesinde ki görüntü kirliliğinin önüne geçmek amacıyla “Çamlıca Tepesi Televizyon ve Radyo Kulesi Fikir Projesi Yarışması” düzenlendi. İlk üçe giren proje sahiplerine ödüllerin verildiği yarışmada üçüncü olan İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Melike Altınışık’ın başkanlığındaki tasarım ile ilerlenme kararı alındı.

İstanbul’un 369 metre yüksekliğindeki yeni telekomünikasyon kulesi olan yapının silueti, İstanbul’un farklı yönlerinden bakıldığında da değişen bir hareket ve ritim duygusu verecek şekilde tasarlandı. Bu mimari oluşum ile zarafeti, güzelliği ve yenilikçi konsepti bir arada sunan proje, kulenin çekirdeğinin tamamın da ise yaşanabilir alanların eklenmesine izin veren matematik ve geometri ile birleştirildi. Proje ile ayrıca, mega kent İstanbul’un büyümesi de sembolize ediliyor.

TV Kulesi, şu anda kullanımda olan çeşitli vericilerin yerini almasının yanı sıra 100’den fazla yayın vericisini de bir yapıda birleştirmiş olacak. İki katlı restoran ve gözlem katı da bulunan proje ile ziyaretçiler Asya’dan Avrupa’ya uzanan İstanbul manzarasını da seyredebilecek.

Küçük Çamlıca Korusu’ndaki mevcut park geçidi tarafından dönüştürülen bölümde ise halka açık bir fuaye, kafe ve sergi alanı da olacak.

Projenin asansörleri Schindler seçildi

Bu simgesel yüksek yapının asansörlerinin de bina mimarisine uygun olması gerektiği projede ipi Schindler göğüsledi. Binanın her iki yanından muhteşem boğaz manzarası ile yükselen Schindler 7000 serisi yüksek hızlı Panoramik Asansörler, yekpare gövdeyi besleyen ve geliştiren mimari unsurlar olarak konumlanıyor. Ziyaretçilerin, bir tarafta tarihi yarımadaya, diğer tarafta Karadeniz kıyılarına doğru 180 metre boyunca eşsiz dikey bir yolculuk deneyimi yaşamaları sağlanacak. Bu yolculuğun sonunda İstanbul’u, deniz seviyesinden 400 m yükseklikten gözlemleme imkanına da sahip olacaklar.

Yapımına 2016 yılının mart ayında başlanan Çamlıca TV ve Radyo kulesinin betonarme, çelik ve dış kaplama işleri 2019 sonuna doğru tamamlandı. Daha sonra, yapılan kuyu teslimleri sonrası Schindler ekipleri hem sahada hem de ofiste hummalı bir çalışmaya başladı.

Çamlıca TV Tower projesinin asansör ihalesi ise 2017 yılında gerçekleşti. Schindler 7000 rel.4 serisi 3 ünitenin bulunduğu projede asansörlerin tasarımı, çizimleri İsviçre’de bulunan özel ekip tarafından yapıldı.

Projede 2 panoramik asansör ve birde servis asansörü bulunuyor. Panoramik asansörler 184 metre seyir mesafeli ve sadece 5 durağa sahip olup kapıları ise cam panellerden oluşmaktadır. EN 81-20 standardına göre maksimum 11 metre mesafede bulunması gereken acil çıkış kapıları binanın mimari yapısı nedeniyle kuyunun arka tarafında ve asansörün de arka duvarında olmak üzere tasarlandı. Kabin estetiğini korumak amacı ile planlanan bu tahliye kapısı, standart kapı görünümünde değil, asansör duvarı görüntüsünde tasarlandı.

Montaj SLIM metodu 45 günde gerçekleşti

Proje de Schindler’in 7000 serisi asansörlerine özel olarak geliştirdiği montaj metotlarından biri olan SLIM metodu kullanıldı. SLIM metodu ve SLIM tool’larıyla daha güvenli ve daha hızlı montaj yapılabilmesi aynı zamanda seyir konforu açısından da büyük avantajlar sağlıyor.

202 metre seyir mesafesine sahip ve 4 m/s hıza çıkan asansörlerin ortalama montaj süresi 4 ile 6 ay arasında gerçekleştiriliyorken, Ocak ayında yapılan saha toplantısı ile asansör imalatlarına hız verilmesi kararı alındı.

Proje bizzat, Ulaştırma bakanı ve Ulaştırma bakanlığına bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürünün (AYGM) sıkı takibindeydi. Haftalık olarak saha toplantıları yapılıyordu. S1 teknik asansörünü 65 günde, L1 panoramik asansörünü 45 gün gibi rekor bir sürede tamamlandı. Schindler’in deneyimli montaj ekibi, tecrübeli saha yönetim kadrosu ile vardiyalı çalışma sistemi ve aynı zamanda müşteri desteği ile önemli bir montaj süresi başarısı da yakalandı.

Binanın mimari yapısı dolayısıyla tüm imalatlarda olduğu gibi asansörlerin montajında da zorluklar yaşandı. Motorların yukarıya taşınması ve makine dairesi içine alınması için özel bir firma ile anlaşma yapılarak bu zorluk ortadan kaldırıldı. Sorunsuz ve iyi planlanmış bir operasyon sayesinde kısa montaj süresi ve vardiyalı çalışmanın verimli yapılabilmesi sağlandı. İyi bir organizasyon ve koordinasyon sonucunda zaman zaman çeşitli zorluklar ile karşılaşılsa da söz verilen tarihte montajı tamamlandı.

Panoramik asansörlerin duvarlarında yolcu deneyimini daha da yukarıya taşımak için led ekranlar yerleştirildi. Ziyaretçiler panoramik açıdan 360 derece İstanbul’u izleyebilecekler. Ekranlar, asansörün hızı ile entegre edildi. Asansör hareketine oranla ekranlardaki görüntülerinde hareketi sağlanacak.

“Projenin Odağı Güvenlik oldu”

Schindler Proje Koordinatörü, Semih Kızılay proje ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; “Schindler’in her durumda önceliği olan güvenlik, bu projenin de her aşamasında odağımızda oldu. Gururla söylemek isterim ki daha önce denenmemiş bir montaj süresi bu proje özelinde gerçekleştirilmiş olsa bile herhangi bir güvenlik zafiyeti yaşanmadan bu aşamaya gelinmiştir. Güvenlik ile birlikte Schindler önceliklerinde yer alan kalite anlayışının, son kullanıcı tecrübelerine yansıyabilmesi adına, bu tarz özel çözüm asansörler için Schindler Global tarafından belirlenen ve desteklenen, aşama aşama takip edilmesi zorunlu olan prosedürleri mevcut. Hiçbir prosedür atlanmadan ve iş programına eksiksiz riayet edilerek montajı tamamlanan asansörlerde, kalite açısından her türlü standardın üzerinde bir performans ile sonuca gidilmiştir. Schindler’in hem global hem ulusal anlamda dünya üzerinde ikonik olarak adlandırılabilecek projelerdeki yönetim tecrübesi ve kalitesi bu projede sürecin başarı ile bu aşamaya kadar getirilmesinde büyük önem arz etmiştir.

Ulusal referans projeler arasında İstanbul Yeni Havalimanı, Marmaray Tüp Bölümü, Keçiören Metro hattı ve devam etmekte olan Etlik Entegre Sağlık Kampüsü ilk akla gelenler arasında sayılabilir. Projenin stratejik önemi ve iddialı takvimi sebebiyle idare kısmının dahiliyeti ayrı bir motivasyon kaynağı olmuştur. AYGM Genel Müdürlük seviyesindeki sıkı takip ve Sayın Ulaştırma Bakanı’nın aktif katılımı ve tecrübe aktarımları sayesinde yaşanan sorunlar hızlı ve etkili şekilde sonuca ulaşmıştır. Schindler saha ekibinin projeye olan bağlılığı, sürekli iletişim içinde olarak koordineli hareket etmesi, muadil asansör temin sürelerinin yarısından kısa bir sürede ünitelerin montajlarının tamamlanabilmesinde en önemli etkenlerden biri olmuştur. Bu tarz ikonik binalar ve asansörlerde en önemli nokta, yapılan her işin yetkin kişiler tarafından yapılması, gerekli kontrollerin doğru bir şekilde belirlenerek işin tek seferde ve doğru şekilde bitirilebilmesinde saklıdır. Schindler Türkiye olarak yaptığımız en önemli yatırımlardan biri olan Gebze Şekerpınar’da bulunan eğitim üssümüzde her tip ve modelde ürün ve montaj bilgisine ehil kişiler yetiştirebiliyoruz. Bu sayede ülke sınırları içinde ve hatta global ölçekte gerçekleştirilecek önemli projeler için her kademede yetişmiş insan ihtiyacımızı karşılayabilmekteyiz.

İstanbul gibi bir şehre yepyeni bir siluet kazandıracak böyle müstesna bir projeye katkıda bulunmuş olmaktan Schindler ailesi olarak gurur duyuyor, bu eserin İstanbul halkına ve tüm ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.” Şeklinde konuştu.