TASIAD Eğitim Komitesi, Eğitim Sorununa El Atıyor

Yayın Tarihi 18 Nisan 2016 Dürdane Abdal Yazdır

Dört kadından oluşan TASIAD Eğitim Komitesi’nin öncelikli hedefi, sadece “Asansör Teknolojileri” alanında eğitim veren bir meslek lisesi kurulması. Komite üyeleri, okulun üç yıl içinde eğitime başlayacağı müjdesini verdi.

Asansör sektörünün en büyük sorunlarından biri kalifiye eleman yetersizliği. TASIAD, bu soruna çözüm üretmek amacıyla Egitim Komitesi kurdu. Geçtiğimiz yılın Mart ayında faaliyete geçen Eğitim Komitesi, üçü sektörde yönetici, biri de meslek lisesi öğretmeni olmak üzere dört kadından oluşuyor: Betül Yılmaz (Cersan Asansör Genel Müdürü), Yasemin Bulut (Önder Asansör Genel Müdür Yardımcısı), Zeynep Çavuş(DAFNE Otomasyon Yetkilisi) ve Fatma Balcı (Elektrik Elektronik Teknolojisi Alan Öğretmeni). 22 yıldır farklı Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde Teknik Ögretmen olarak görev yapan Fatma Balcı, eğitimci birikimini ve tecrübesini Egitim Komitesi’ne aktarıyor. Uzun yıllar Insan Kaynakları (IK) alanında yöneticilik yapan Zeynep Çavuş da öncelikli İK alanında edindiği Eğitim Planlaması birikimini Eğitim Komitesi’ne taşıyor

Aynı zamanda hepsi anne olan bu dört kadın, Eğitim Komitesi’ndeki görevlerine hem kadın olmanın hem de anne olmanın hassasiyetiyle dört elle sarılıyorlar. Bir yıl gibi kısa süre içinde çok önemli adımlar attılar. Türkiye’de asansör eğitimi veren 31 meslek lisesi ve 3 üniversite ile bağlantılar kurdular; toplantılar, seminerler yaptılar. Birçok meslek lisesine ücretsiz kitap dağıttılar ve hepsine ulaşmayı hedefliyorlar. Ama asıl iki büyük hedefleri var: Birincisi meslek liselerindeki ve yüksekokullardaki iElektrik Elektronik Teknolojisii alanı adı altında faaliyet gösteren iElektromekanik Taşıyıcılar Bakım Onarımi dalının direkt alan adı olması ve isminin de iAsansör Teknolojilerii olarak değiştirilmesi, ikincisi de buna bağlı olarak, sadece iAsansör Teknolojileri Alanıinda eğitim veren bir meslek lisesi kurulması. Hepsini heyecanlandıran bu projeyi Kartal Belediye Baskanı Altınok Öz’e aktararak okul için arsa sözü almıslar. Komite üyeleri, önümüzdeki yıl Kartal sınırları içinde inşaatı başlaması beklenen okulun, en geç üç yıl içinde eğitim hayatına katılacağını söyledi. Bizi TASIAD’ın dernek binasında ağırlayan dört kadın, ışıldayan gözleriyle yapmak istediklerini aktardı. Şimdi sözü onlara bırakıyoruz.

TASIAD’da Eğitim Komitesi kurulması fikri nasıl doğdu?

Betül Yılmaz: Hepimizin ortak fikriydi. Egitim aslında bütün sanayicilerin ve Türkiye’nin sorunu. Diger yandan asansör sektörü çok tehlikeli isler sınıfına giriyor. Istihdam edeceginiz personelin sertifikasyon kısmında yeters iz olması durumunda biz santiyelere sokamıyoruz. Is Saglıgı ve Güvenligi Yasası da bunu öngörüyor. Biz de tüm bunları gözeterek Egitim Komitesini kurmaya karar verdik. 2015 Mart’ta kurulduk ve meslek liselerini, yüksekokulları ziyarete başladık. Fatma Hocam da bizi buldu ve bize çok büyük katkılarda bulundu. Biz dört kisiyiz ama fikirlerimiz hem yönetim kurulundan hem diger üyelerimizden de çıkıyor. TASIAD Baskanımız Ahmet Bey de bizi çok destekliyor. Biz sadece isin islevsel kısmındayız ve dördümüz de canı yürekten çalısıyoruz. Her birimiz anneyiz. Bizlerin bakış açısı çok daha sağlıklı. Çünkü anne olarak evlatlarımızla ilgili kararlarda hem duygusal hem akılcı davranıyoruz; uygulama kısmını da özveriyle yerine getiriyoruz.

Yasemin Bulut: Sektörde egitim anlamında önemli hamleler yapılıyor. Biz de dogru zamanda harekete geçmis durumdayız.

Eğitim Komitesi olarak en büyük hedefinizin okul yaptırmak olduğunu biliyoruz. Bu hedefiniz ne asamada?

Betül Yılmaz: Eğitimin sektör için ciddi sorun olduğundan yola çıkarak TASIAD olarak bu konuda neler yapabileceğimizi düşündük ve okul açmanın çok etkili olacağına karar verdik. CNR’la işbirliği yaptığımız Avrasya Asansör Fuarı’ndan elde edeceğimiz gelirin tamamını, sektöre bir okul yaptırmak için kullanacağız. Fuarla birlikte, okulun gelir kısmını çözmüş olduk. Diğer önemli kısım da arsa sorunuydu. Okul neden Kartal’da olmasın, burada sektörden çok sayıda firma var dedik ve Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz’e bu düşüncemizi ilettik. Kendisi de bize desteklerini sundu.

Kartal Belediye Baskanı bu konuda somut adım attı mı? Size arsa verecek mi?

Betül Yılmaz: Arsa sözünü aldık. Dün İlçe Milli Eğitim’e de bu konuyu açtık ve desteklerini aldık. Başkan onları aramış ve bu projeden bahsetmiş. Biz okul projesini mutlaka yapacağız.

Takvim verebiliyor musunuz?

Betül Yılmaz: 2016 sonunda projelendirme bitmis olur. Önümüzdeki yıl da insaata baslanacagını, maksimum 2,5 – 3 yıl içinde hayata geçirecegimizi düsünüyorum.

Yasemin Bulut: Kendi okulumuzun en iyi egitim sistemine sahip olması için arastırmalar yapıyoruz. Bunun için Özel Enka Anadolu Teknik Lisesi’ni örnek alıyoruz. Bu okulun sistemini inceledik ve çok begendik. Diger okulları da inceleyecegiz. Bundan sonra okul ziyaretlerimiz daha sık olacak.

Okul özel mi olacak, devlet okulu mu olacak?

Zeynep Çavus: Yapılması planlanan okula tahsis edilen alan belli olduktan sonra projelendirme kapsamında; Milli Egitim yetkililerinin yönlendirmesi ve destegiyle okulun statüsü belirlenmis olacak. Burada amaç sektörün ihtiyacı olan nitelikli personele akademik altyapı yaratmak.

Fatma Balcı: Bir lise açmak çok kolay ama meslek lisesi açmak çok daha zor. Asansör kulesini, atölyelerini, laboratuvarını en ince ayrıntısına kadar tasarlamanız gerekiyor. Çünkü bina kurulduktan sonra atölyelerin kurulması neredeyse imkansızlasıyor. Bu konuda asansör egitimi veren okulları da ziyaret edip incelemek gerekiyor. Özellikle Bursa’daki Has Asansör Meslek i ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etmek istiyoruz.

Eğitim Komitesi olarak Türkiye’deki asansör eğitimine ilişkin neler söyleyebilirsiniz?

Betül Yılmaz: Türkiye’de asansör egitimi veren meslek lisesi düzeyinde 31, yüksekokul düzeyinde üç tane okul var. Geçen senenin Mart ve Nisan aylarında bu üç üniversiteyi ziyaret ettik. Bir gün Karabük’te, bir gün Ankara Gazi Üniversitesi’nde kaldık. Meslek liselerindeki çocukların bu bölümlere direkt geçis hakkı vardı. Ama 31 liseye karsın sadece 3 üniversite var. Bu durumda, 600 civarında lise mezununun birçogu bölüm degistirmek zorunda kalıyor. Sektörde egitim alanında bizim tespit ettigimiz bu gibi birçok sorun var.

Bu sorunları tespit etmek bile baslı basına bir çalısma… Öneriniz var mı peki Egitim Komitesi olarak?

Fatma Balcı: Meslek liselerinde ve yüksekokullarda Asansör Alanı yok. Alan olmaması başlı başına bir sorun. Çünkü alan olmadıgı zaman karsınıza birçok sorun çıkıyor. Asansör, elektromekanik tasıyıcılar bölümü olarak Milli Eğitim Bakanlığı okullarında adlandırılıyor. Biz hem meslek liselerinde hem yüksekokullarda hem de mesleki eğitim merkezlerinde Elektro Mekanik Tasıyıcılar bölümü isminini Asansör Teknolojilerii olarak değistirilmesini ve baslı basına bir Alani olması gerektiğini savunuyoruz. Böylelikle Asansör Teknolojileri Alanıinın dalları da alan olunca oluşabilir. Bizler de dört farklı dalda asansör teknolojileri öğrencilerini yetiştirebiliriz.

  1. 1.Mekanik montaj
  2. 2.Elektrik/Elektronik montaj
  3. 3.Mekanik bakım onarım
  4. 4.Elektrik/Elektronik bakım onarım

Ayrıca asansör müfredatı da yetersiz. Biz müfredatın yenilenmesi gerektiğini vurguluyoruz.

Kalifiye eleman sorununu gidermek için sektör sizce üzerine düseni yapıyor mu?

Yasemin Bulut: Kalifiye eleman ihtiyacı sektörün her kademesinde sorun. İster uygulayıcı ister üretici firma olsun her işletme elemanını kendi eğiterek kalifiye durumuna getirmeye çalışıyor. Bizler firma temsilcileri olarak "Sektörümüzü cazip hale nasıl getirebiliriz?" sorusuna cevap aramalıyız. Dikey yapılaşmanın en önemli argümanı olan asansörler, kentsel dönüşümle birlikte asansör sektörünü Türkiye’nin parlayan yıldızı yapmıştır. Sektörün önü bu kadar açıkken bizim hâlâ nitelikli iş gücünü destekleyecek ve ara eleman ihtiyacını karşılayacak bir okulumuzun olmaması gerçekten çok düşündürücüdür

Zeynep Çavuş: Asansör sektörüne ve çalışan profiline baktıgımızda teknik personel ağırlıklı iş alanı olduğunu ve bunu karşılayabilecek nitelikli personel sayısının da az olduğunu görüyoruz. Firmalar bir yandan ticari olarak rekabet etmeye çalısırken diger yandan da işgücü piyasasındaki sancıları yaşamaktalar. Ticari bir kurum olmanın sorumluluğu ile iş odaklı çalışılırken kalifiye eleman sıkıntısı haklı olarak göz ardı edilebiliyor. Büyüyen bu pazarda fark, nitelikli personel ile sağlanacağından; nitelikli işgücü talebini karşılamak ve istihdamı geliştirmek için sektör paydaşlarına daha fazla görev düşecek. En azından sektördeki gelişmelere ve çalışmalara daha fazla destek verilirse bu sorun aşılabilecektir.

Fatma Balcı: Önemli bir nokta da su: Meslek lisesi ögrencileri ara eleman olarak istihdam edilmek istemiyor. Çünkü meslek lisesinin hedefi çok farklı. Sadece asansör montajı yapılacaksa, bunun için meslek lisesi mezunu çalıstırmaya gerek yok. Peki, bu elemanları nereden bulacagız? Mesleki Egitim Merkezlerinden bulacagız.

Mesleki Eğitim Merkezlerinin eski adı Çıraklık Eğitim Merkeziydi. Bu ögrenciler haftanın bir günü okula gidiyor. Matematik, fen, Türkçe gibi derslerin yanı sıra mesleki dersleri alıyor. Bu okulların ögrencileri genelde çalısan ögrenciler oluyor. Sektör mensupları mesleki egitim merkezlerinden ara eleman talep edebilir ya da vasıfsız elemanlarını mesleki egitim merkezlerine kaydettirebilir. Ve vasıflı yapabilir. Liseye gelen ögrenci ara eleman olmuyor maalesef.

Üniversite-sanayi isbirligi, asansör sektöründeki Ar-Ge artısına destek verecek düzeyde midir sizce?

Betül Yılmaz: Dünyadaki ticaret sekli degisti. Artık birçok seye internet aracılıgıyla ulasıyorsunuz. Asansör sektörü de bu gelismeden etkileniyor. Bu süreçte sanayiciler Ar-Ge’ye daha fazla yönlenmeye basladı. Türkiye’de yapılasmanın artması da bu süreci hızlandırıyor.

Zeynep Çavus: Bence her sektörün bir olgunlasma süreci, bilinirligi var. Asansör sektörü de parlama döneminde ama piyasadaki cazibesinin daha da artması gerekiyor. Biz sivil toplum kuruluslarının ve sektör öncülerinin bunu yapması lazım. Otomotiv, kimya gibi sektörlerin üniversiteyle iliskisi daha fazla çünkü bu sektörler kendini kanıtlamıs durumda. Bizim amacımız, sektörü cazip kılmak. Cazip hale gelirse üniversite-sektör isbirligi için de talep olacaktır. Çünkü sanayicinin de isbirligine inanması lazım.

Fatma Balcı: Üniversiteler sektöre inmeli. Bizler meslek egitimi veriyoruz. Bakanlık bizi egitiyor ama egitimciler olarak bizim de egitimin sektöre yayılmasına katkıda bulunmamız gerekiyor.

Betül Yılmaz: Sektörün nitelikli personele ihtiyacı var çünkü iş yükü ağır. İş var, personel yok, hiçbir ticari kurum, gelen müster iye hayır demek istemez.

Biz Yıldız Teknik Üniversitesi ile seminer veriyoruz ve onlardan talep geliyor. Gelin sektörünüzü tanıtın diyorlar. Üniversitelerinde ufukları genişledi. Çünkü bilgiyi zorla almaya çalışan kuşak, bugün ögretim elemanı oldu. Ben ortaokulda bir soru için liseli bir ögrencinin pesinden günlerce kostugumu biliyorum.

Meslek liselerinde uygulama ve pratik kısmı nasıl? Pratik egitim, uygulamayı destekliyor mu?

Fatma Balcı: Sanayiyle ortak çalısan okullar bu anlamda çok güzel ilerleme gösteriyor. Örnegin Samandıra EML’de 3 tane asansör atölyesi var. Bunları bizler kurduk. Laboratuvarlarını ve atölyelerini en iyi kullanan okullar arasında aklıma ilk gelenler Atalar EML, Sisli EML, Haydarpasa EML ve Tuzla EML. Genel olarak meslek liselerinin fiziki donanımları iyi noktada. Bunda sektörün çok büyük katkısı var. Ama bazen isletmelerin bize sırt çevirdigi de olabiliyor. Bir keresinde mailimizi “Biz hayır kurumu muyuz” diye cevapladılar. Kimi isletmelerin de 500 bin TL’lik malzeme yolladıgı oluyor. Veya laboratuvarlar kurup stajyer alıp istihdamını da bu stajyerlerle karsılıyor. Su an meslek lisesi olarak bizler en çok bunu tercih ediyoruz. Bu bize sektörle iç içe olmayı saglıyor. Karsılıklı birbirimizi yenilememizi saglıyor.

Meslek liselerinden mezun olanlar sektörde karsılık bulabiliyor mu? Sektör yetismis eleman ihtiyacını karsılayabiliyor mu?

Betül Yılmaz: Ögrencilerin sektörde kalmasını saglamak çok önemli. Çünkü meslek liselerinden bine yakın öğrenci mezun oluyorsa ve biz bunları sektöre çekemiyorsak burada sıkıntı vardır. Bizim 3 meslek yüksekokulunda yaptıgımız söylesilerde okul idaresi, herkesin sektörde kalmadıgını söyledi. Meslek lisesi bitirip bir AVM’de kasiyerlik yapanlar da olabiliyor ya da elektromekanik mezunu bir ögrenci telefon satısı yapabiliyor. Ilgili bölümlerden mezun olanları her sektör kendi içinde tutmadıgı zaman meslek liseleri ne kadar mezun verirse versin bir manası yok. Burada da en büyük yük sektöre düsüyor.

Egitim Komitesi TASIAD dısına da açılmayı planlıyor mu?

Yasemin Bulut: Hepimiz kendi alanlarında profesyonel iş hayatları olan dört iş kadınıyız. Bizim gibi işletmelerinin basında bu sektörde çalışan kadın meslektaşlarımıza daha önce açık çağrı yapmıştık. Hepimiz anneyiz. Eğitim anneden başlar diyerek sektördeki kadınların eğitim sorununa el atmalarını istedik. Herkes elini taşın altına koysun istedik. Daha önce sizin de katıldığınız Sektörde Kadınlar Buluşmasını bu nedenle gerçekleştirdik. Biz arkadaşlarımızı komitemize bekliyoruz. Okul projemiz tüm sektöre hitap edecek bir proje. Özellikle okulumuzu hayata geçirme aşamasında sektördeki herkesin desteğine ihtiyacımız var. Biz eğitim komitesi olarak diyoruz ki; sınırları kaldıralım. Egolarımızı bir yana bırakalım. Biz kadınlar, sektörün gülen yüzleriyiz. Kadının olduğu her yer güzelleşir, bereketlenir. Sektörün her kademesinden, her bireyinden küçük büyük fark etmez, destek bekliyoruz. Herkes el sıkıstığı zaman, işte o zaman, gerçekten sektörün önüne kimse geçemez.

Betül Yılmaz: Egitim Komitesi olarak geçen yıl sponsorların desteğiyle meslek lisesi öğrencilerine Ücretsiz Kitap Projesi baslattık. 600 civarında meslek lisesi elektromekanik bölümü ögrencisine dagıttık. Kitap projemizi gelistirecegiz. Hedefimizde Marmara Bölgesi var. Elektromekanik Tasıyıcılar bölümünün bütün kitaplarını ücretsiz olarak biz karşılamayı planlıyoruz. Hem öğretmenler hem de öğrenciler, Eğitim Komitesi’nin varlığıyla kendilerine doğrudan muhatap buluyorlar. Öğretmenler de çok heyecanlanıyor. Şisli EML’ye gittik, 4 tane kız öğrenci var. Onlarla konuştuğumuzda, bir kadının sektörde yönetici olabildiğini görmekten etkileniyorlar. Büyük bir merak ve ilgiyle dinliyorlar. "Biz sizin tamamınızı sektörde görmek istiyoruz. Sadece emek sarf etmeniz gerekiyor" diyoruz. Okuldaki ögretmenler de; sektördekilerle ögrencileri buluşturmak, onların hikâyelerini, tecrübelerini dinletmek istediklerini söylüyorlar. Eğitim sadece okul açmaktan ibaret değil.

Birkaç cümleyle hedeflerinizi aktarır mısınız?

Fatma Balcı: Her sektör kendi içinde bir eğitim komitesi kursa, Bakanlıkla gerekli düzenlemeleri yapsa, muhtesem olur. Çünkü her sektörün sanayi odası, farklı farklı komiteleri var. Bu komiteler eğitim komitesiyle işbirligi halinde olabilir. Bizim hedefimiz, kendi camiamızı kalkındırmak, eksikleri bulup gidermek, olumlu yönlerimizi daha da güçlendirmek. Bir eğitimci olarak daima kendimizi yenilemeliyiz.

Yasemin Bulut: Biz eğitim Komitesi olarak sektördeki nitelikli işgücünü artırmak, kalifiye eleman eksikliğini gidermek istiyoruz. Bunun için de öncelikle okulumuzu hayata geçirmeye çalısıyoruz. Sektöre mal edilen kazalarla ciddi anlamda itibar kaybeden sektörümüze saygınlığını yeniden kazandırmaya çalısıyoruz.

Zeynep Çavuş: Sektördeki sorunların çoğu kalifiye olmamaktan kaynaklanıyor. Nitelikli eleman arzı ve talebi birbirini dengelemiyor. Bir yandan firmalar nitelikli eleman sorunu yaşıyor diğer yandan meslek eğitiminde yaşanan sorunlar var. Bunların hepsi birbirine baglı. Biz de 4 kadın olarak “Eğitim bizim isimiz” dedik, sektörün bu sorunlarına çözüm üretmeyi hedefledik. Bunun için birçok girisimde bulunuyoruz. 24 Mart’ta Gedik Üniversitesi’nde tanıtım semineri yapıyoruz. Öğrencilere sektörü anlatacagız. Gedik’le yürüttügümüz bir pilot çalısmamız var. Bu çalısmanın sektör için katma deger yaratacagına inanıyoruz.

NOT: EML, Endüstri Meslek Lisesi’nin kısaltmasıdır. Su an EML ismi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak kullanılmaktadır.