RoyalCert’in Düzenlediği Panele Bakan Faruk Özlü katıldı

Yayın TarihiOcak, 2017 Yazdır

RoyalCert’in düzenlediği “Türkiye’de Asansör Güvenliği” konulu panelde konuşan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Hedefimiz, her asansörün yılda bir kere periyodik kontrolden geçmesi" dedi.

Ülkemizde 550 bin civarında asansör olduğu tahmin ediliyor. Asansör Periyodik Kontrolleri İçin Yetkilendirilecek A Tipi Muayene Kuruluşlarına Dair Tebliğ’in yayımlandığı 15 Eylül 2015 tarihinden bugüne kadar 400 bin asansörün periyodik kontrolü yapıldı.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ülkemizdeki asansörlerin tamamının yılda bir defa periyodik kontrolünün yapılması için, kamuoyunda farkındalık oluşturulması dâhil pek çok çalışma yürütüyor. Sektör de bu çalışmaları destekliyor. Periyodik muayene faaliyetlerinin önemli ayaklarından birini oluşturan A tipi muayene kuruluşlarımızdan RoyalCert de bir panel düzenleyerek konunun aktörlerini bir araya getirdi. 5 Kasım 2016’da İstanbul Ataşehir’deki Marriot Hotel Asia’da gerçekleşen, “Türkiye’de Asansör Güvenliği” konulu yemekli panele, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü de katıldı. Moderatörlüğünü RoyalCert Genel Müdürü Ziya Keskin’in yaptığı panelde, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün açılış konuşmasının ardından sırasıyla şu isimler konuştu:

  • BSTB Sanayi Ürünleri Güvenliği Daire Başkanı Erol Ferhat,
  • Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker,
  • TÜRKAK Genel Sekreter Yardımcısı Kayıhan Cabıoğlu,
  • AYSAD Başkan Vekili Sefa Targıt,
  • İBB Boğaziçi Yönetim A.Ş. İşletmeler Müdürü Ömer Terzi,
  • RoyalCert Teknik Direktörü Ertürk Karatekin.

Bakan Özlü, panelin açılış konuşmasında, Bakanlık olarak asansörlerden basınçlı ekipmanlara, elektrik-elektronikten otomotive, gaz yakan cihazlardan makinelere kadar 1.500'e yakın sanayi ürününün denetiminden sorumlu olduklarını belirtti. Asansörlerin dikey yapılaşmanın artmasına bağlı olarak günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini söyleyen ve bugün Türkiye'de 500 binden fazla asansör bulunduğunu aktaran Bakan Özlü, şunları kaydetti:
"Asansörler, her gün yaklaşık 55 milyon insan taşıyor. Bu yoğun trafiği dikkate alırsak, asansör güvenliğinin ne kadar önemli olduğu daha net anlaşılacaktır. Çok sayıda mekanik ve elektronik parçadan oluşan asansörlere, tıpkı otomobil veya uçaklara olduğu gibi, periyodik bakım ve kontrol yapmak gerekiyor.
Asansörlerin insanların canları, sağlıkları ve malları için bir tehdit oluşturmalarını hep birlikte engellemeliyiz. Bunun için, asansörlerin mevzuatına uygun olarak monte edilmesi, etiketlenmesi, uygunluğunun belgelendirilmesi, bakımlarının ve yıllık kontrollerinin zamanında ve doğru yapılması önem taşıyor. Bu denetimleri sistematik hale getirmek amacıyla, 2014 yılında 'Asansör Eylem Planı'nı kamuoyuna duyurduk. Bu plan kapsamında yapacağımızı açıkladığımız eylemleri birer birer hayata geçirdik. Asansörlere kimlik numarası vermeye başladık. Bu konuda yerel yönetimlere sorumluluk verdik. Kontrollerin nasıl yapılacağına ve cezaların nasıl uygulanacağına dair esasları belirledik. Kontrol sonuçlarını anlık takip edebileceğimiz bir sistem oluşturduk."

931 belediyenin 909’u A tipi muayene kuruluşu ile protokol imzaladı

Yapılan çalışmalarla yıllık kontrolü yapılan asansör sayısında hızla artış yaşandığını bildiren Bakan Özlü, “Türkiye'de 500 binden fazla asansör bulunduğu tahmin ediliyor. 2013'te 152 bin asansörün denetimi yapılmıştı. Bu yıl ise bu rakamın 270 bin olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz" dedi. Önemli olanın sayılar olmadığına da işaret eden Özlü, denetim sonucunda güvensiz çıkan asansörlerle ilgili gerekli bakım ve onarım çalışmalarının titizlikle yapıldığını, kırmızı etiket alan asansörlerin, bir ay içinde gerekli düzeltmeler yapılmadığı takdirde kapatıldığını kaydetti. Denetimde yıllık 270 bin rakamına ulaşılmasının yetersiz olduğuna işaret eden Özlü, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bizim hedefimiz, her asansörün yılda bir kere periyodik kontrolden geçmesidir. Bunu hep birlikte başaracağız. Asansör firmalarımız, A tipi onay kuruluşlarımız, belediyelerimiz, bina yöneticilerimiz, vatandaşlarımız bu konuya gereken hassasiyeti gösterecektir. Şu anda asansörlü bina bulunan 931 belediyenin 909 tanesi, bir A tipi muayene kuruluşu ile protokol imzaladı. Vatandaşlarımız, belediyelerinden bu kuruluşların ismini öğrenip asansörlerinin denetimini yaptırabilirler. Kimseyi suçlamak, cezalandırmak, zor durumda bırakmak niyetinde değiliz. Bu denetimler konusunda bu kadar hassas olmamızın iki nedeni var. Vatandaşlarımızın hayatı ve sağlıkları, bizim için her şeyden önemlidir. Bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamasına gönlümüz razı değildir. Vatandaşımızın güvenliğini sağlamak da devletin en temel vazifesidir. Denetimler konusundaki hassasiyetimizin bir diğer nedeni ise asansör sektörümüzü güçlendirmektir. Potansiyelinin çok yüksek olduğuna inandığımız bu sektörden çürük elmaları ayıklamak istiyoruz."

"Dünya çapında marka olabilecek firmalar istiyoruz"

Kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Özlü, bina yenilenmese bile miadını dolduran asansörlerin yenilenmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Kentleşmenin ve orta sınıfın yükselmesiyle birlikte, konut ihtiyacı da sürekli artıyor. Son 14 yılda, sadece TOKİ eliyle, 3 bin 312 şantiyede 750 bin konut projesi hayata geçmiş. Sadece bu rakam bile, Türkiye'de asansör pazarının ne kadar hızlı büyüdüğünü ifade etmek için yeterli. Bu talebin ağırlıklı olarak yerli üretimle karşılanmasını çok önemsiyoruz.
Bu iç pazardan aldığımız güçle, dünyada ses getiren markalar oluşturmak istiyoruz. Sizden dünya çapında marka olabilecek firmalar istiyoruz, her türlü desteği vermeye hazırız. Türk firmalarının yurtdışına da çok sayıda asansör ve aksamı ihraç edebileceğine inanıyoruz. İç pazardan daha fazla pay almak ve ihracatı artırmak için, asansör üreticilerimizin konfor, tasarım, kalite, teknoloji gibi alanlara daha fazla önem vermeleri gerekiyor.
Mesela asansörü, sadece bizi yukarıdan aşağıya veya aşağıdan yukarıya taşıyan bir makine olarak görmek doğru olmaz. Asansörü, aynı zamanda mimarinin ve bina estetiğinin de önemli bir unsuru olarak görmek gerekiyor. Zira çoğu zaman bir binanın kalitesi ve güzelliğiyle ilgili ilk izlenimi asansörde ediniyoruz."

Yine asansör sektörünün en temel sorununu, firmaların Ar-Ge altyapılarının ve markalaşma bilinçlerinin zayıflığı olarak değerlendiren Özlü, birçok sektörde olduğu gibi asansör firmalarının da sürekli bölünüp küçüldüklerini, bunun yerine firmaların şirket evlilikleri yaparak büyümeleri, ölçek ekonomisinden yararlanmaları ve markalaşarak dünyaya açılmaları gerektiğini söyledi.

Bakan Özlü sektöre, "Gerek ortaklık konusunda gerek Ar-Ge ve tasarım konusunda, Bakanlığımızın, KOSGEB ve TÜBİTAK gibi kurumlarımızın desteklerinden yararlanın" çağrısında bulunarak, üreticilerin ve bakım hizmeti veren firmaların işlerini iyi, doğru ve tam yapmaları gerektiğini dile getirdi.

Kaliteden, güvenlikten asla taviz verilmemesi gerektiğinin altını çizen Özlü, "Biz denetimlerimizi hem nicelik olarak hem de nitelik olarak geliştireceğiz. Asansör denetimlerinin etkinliği hızla artıyor. Bunu daha da artıracağız. Böylece hem vatandaşlarımızın güvenliğini sağlayacağız hem de sektörün rekabet gücünü artıracağız" diye konuştu.

BSTB Sanayi Ürünleri Güvenliği Daire Başkanı Erol Ferhat: Periyodik kontrollerin etkin yapılması asansörlerin güvenliğini artırıyor

Bakanın konuşmasının ardından ilk sözü alan BSTB Sanayi Ürünleri Güvenliği Daire Başkanı Erol Ferhat, asansörün güvenliğinden üreticilerin, montaj firmalarının, onaylanmış kuruluşların, uygunluk değerlendirme kuruluşlarının, A tipi muayene kuruluşlarının, standart hazırlama kuruluşunun sorumlu olduğunu dile getirdi. Ülkemizde vatandaşların, asansörlerin güvenliğinden devletin sorumlu olduğunu zannettiğini söyleyen Ferhat, “Vatandaşımız asansörden ses geliyor diye bize şikâyette bulunuyor. Bütün şikâyetlerin başımızın üzerinde yeri var ama öncelikle yapılması gereken, yetkili servis çağırıp baktırmaktır. Sadece Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığının değil, bina sorumlularının da asansörlerin güvenliği konusunda ciddi sorumlulukları var” diye konuştu.

Bakanlığın yaptığı denetimleri aktaran Erol Ferhat, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri kapsamında, 2014 yılında 2 bin, 2015’te 4 bin, 2016’nın ilk 10 ayında 4.400 adet asansörün denetlendiğini ve ortalama yüzde 45’inin uygunsuz olarak tespit edildiğini açıkladı. Ferhat, yıllık periyodik kontrol faaliyetlerine ilişkin rakamları da aktardı. 2016’da kayda geçen periyodik kontrol sayısının 227 bin olduğunu, yılsonunda bu rakamın 270-280 bin civarında olacağını söyleyen Ferhat, önceki yıllara göre sonuçlardaki olumlu değişime dikkat çekti. Periyodik kontrollerin etkin yapıldığında asansörlerin daha güvenli hale geldiğini vurgulayan Erol Ferhat, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk periyodik kontrollerde asansörlerin yüzde 70’inin uygunsuz olduğu tespit edilirken, daha sonraki takip kontrollerde bu oran yüzde 40’lar seviyesine düştü. Bu durum, periyodik kontrollerin etkin bir şekilde yapıldığında asansörlerin güvenli hale getireceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker: Belediye başkanı asansör güvenliğine destek olmalıdır

Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, belediyelerin asansör güvenliğine bakış açısına değindi. Vatandaşın projenin çiziminden inşaatın yapımına kadar kendini koruyamadığını belirten Köşker, “Belediye başkanı siyasi kaygı taşıdığı müddetçe, hangi iş olursa olsun başarıya ulaşmanız mümkün değil. Burada mesele, bina içi trafiğin en güvenli şekilde sağlanması ise belediye başkanı olarak biz bunun sağlanmasına destek olmalıyız” dedi. Gebze’deki denetim rakamlarını da aktaran Köşker, denetlenen 2.717 asansörün 1.600 civarının kırmızı etiket, yüzde 17’sinin de yeşil etiket aldığını, ancak ikinci denetimlerden sonra yeşil etiket oranının yüzde 57’ye çıktığını söyledi.

Ardından söz alan TÜRKAK Genel Sekreter Yardımcısı Kayıhan Cabıoğlu, TÜRKAK’ın faaliyetlerini ve akreditasyonun asansör güvenliğinde önemini aktardı. Sefa Targıt da asansöre ilişkin mevzuatlara değindi.

Daha sonra söz alan İBB Boğaziçi Yönetim A.Ş. İşletmeler Müdürü Ömer Terzi, Kiptaş’ın konutlarını yönetmek amacıyla kurulmuş olan Boğaziçi Yönetim’in şu anda 18 il ve 32 ilçede faaliyet gösterdiğini, bugün Kiptaş, TOKİ ve özel sektörde 260 site ve 180 bin konuta hizmet verdiğini söyledi. Terzi, bu binalardaki asansörlerin denetim süreçlerine dair bilgi verdi.

Son sözü alan RoyalCert Teknik Direktörü Ertürk Karatekin de teknik içerikli sunumundan kısa bölümler aktardı. Muayene kuruluşu personeli olarak denetimlerde olası riskleri önlemeye çalıştıklarını vurgulayan Karatekin, bu risklerden bazılarına işaret ederek şunları söyledi: “Muayene kuruluşu olarak kırmızı etiket verdiğimiz asansörlerde, emniyet dişlisinin montajının yanlış olduğunu ya da ürünün monte edilirken kurallara riayet edilmediğinden faal olmadığını ya da halatın gerginliğinin sorunlu olduğunu görüyoruz. Biz muayene kuruluşu olarak bu riskleri önlemeye çalışıyoruz. Yaptığımız muayeneler yöneticileri de bilinçlendiriyor. Kırmızı etiket verdiğimiz için bize teşekkür eden bina yöneticileri ve kat malikleri var.”

Panelin sonundaki video gösteriminin ardından katılımcılara plaket sunuldu.

Asansör kazasından asansör muayene mühendisliğine…

Panelin sonunda gösterilen ve izleyenleri derinden etkileyen videoda, RoyalCert’te muayene mühendisi olarak çalışan Ali Süme’nin yaşadığı bir olayla asansör güvenliğinin önemi güçlü biçimde anlatılıyor. Ali Süme, 6-7 yaşlarındayken feci bir asansör kazası geçirmiş. İki kolu kabinle kat arasına sıkışmış, üçüncü kattan dördüncü kata kadar sürüklenmiş. Çocuğu çıkaran görevliler, “Bu yaşamaz” demişler. 15 gün yoğun bakımda kalmış Ali Süme. Şahdamarları kesilmiş. Kolundaki dikiş izleri hâlâ videodan bile görülebiliyor. Ve bugün bir asansör muayene uzmanı olarak o asansör için, “Asansörün iç kapısı yok, herhangi bir fotoselle koruması yok. Emniyet devresi yok” derken, asansörler için alınan tedbirlerin öneminin altını çiziyor.

Ali Süme, video gösteriminden sonra Bakan Özlü’nün verdiği plaketi alırken, beklemediği bu jest karşısında yaşadığı sevinci yüzüne yansıyordu.

Herkes Ali Süme kadar şanslı olmayabilir. İşi şansa bırakmamak için de asansör güvenliğine hepimizin gereken önemi vermesi zorunlu.