Meslek Liselerinin Acil Çözüm Bekleyen Sorunları

Yayın Tarihi 1 Haziran 2016 Selami Yüce Yazdır

Biz okullar siz kuruluşlara kalifiye eleman yetiştiriyoruz. Size gelecek elemanları yetiştiren öğretmenleri, teknolojik ve pratik olarak yetiştirmenizi istiyoruz.

Meslek okulları olarak sanayi ve teknolojiyi yakından takip etmek istiyoruz. Bu konuda benim gibi çok çabalayan, emek, zaman harcayan arkadaşlarım var. Ancak gördüğüm başka bir şey de “Sanayi benim ayağıma gelsin. Ben uğraşmadan atölyelerim şöyle olsun, böyle olsun” diye düşünen arkadaşlarımın da olması. Onlar şunu düşünmüyorlar: Acaba senden, senin dertlerinden sanayinin, sanayicinin haberi var mı? İşte burada iyi bir noktaya parmak basıyoruz. Derginizin bu sayısında eğitim ve sorunlarına yer verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Eğitim konusunda sorunlarımızı altı ana başlık halinde incelemek istiyorum:

  1. Meslek okullarının tercih edilmesi ve tercih edecek öğrenci kalitesi,
  2. Atölyelerimizin fiziki şartları ve geliştirilmesi,
  3. Öğretmenlerimizin hazır bulunuşluk düzeyleri ve yetiştirilmesi,
  4. Eğitim müfredatının ve eğitim materyallerinin güncelliği ve yeterliliği
  5. Mezun olan öğrencilerimizin mezuniyet sonrası sektörde kalma istekleri ve bu sektördeki iş olanakları,
  6. Firmaların, çalışanlarını sektörel gelişmeler konusunda eğitmeleri için okullarla işbirliği yapmaları ve bunu sürekli hale getirmeleri.

Öğrencilerin bilgi birikim düzeyi çok düşük

1. Son yıllarda okulumuza hazır bulunuşluk düzeyleri yetersiz öğrenciler gelmekte. İlk ve ortaokul düzeyinde bazı sorunlar var, bunların aşılması gerekli. Okula yazılan her bir bireyin mezun olması gibi bir şey olmamalı. Gerçekten de hak edenler, başarılı olanlar sınıfı geçmelidir. Okulumuza gelen öğrenciler fizik, matematik gibi derslerde sorunlar yaşıyorlar. Bunun yanında okulumuzu, aile ve tanıdık çevreleri aracılığıyla seçiyorlar. Gerçekten de ilgi ve yetenekleri doğrultusunda seçmiyorlar. Bu durumla çok karşılaşıyoruz. İsteyerek, severek bu mesleği seçenler derslerde daha başarılı oluyorlar. Biz öğretmenler açısından da dersi ilgiyle izleyen, bir şeyler öğrenmek için can atan, gözleri pırıl pırıl parlayan öğrencilerle çalışmak çok zevk veriyor. Bir anlatacağımıza on anlatıyoruz. Aksine dersle hiç ilgilenmeyen, defter kitap getirmeyen, sınavlarda öğretmeninden kalem isteyen yani anlayacağınız sanki silah zoruyla okula gelen öğrencilere ders anlatmak çok zor oluyor. Sanayide de öyle değil mi? Bozuk veya yanlış hammaddeden doğru ürün çıkar mı? Özellikle bu konuda gerçekten çalışmalar yapmakta fayda var. Meslek liselerine de iyi eğitim almış, istekli öğrencilerin gelmesi gerekir. Gerçekte, meslek liseleri okul tercihleri arasında son sıralarda yer almakta. Meslek liselerinin tercih edilmesi için okullar arası yatay ve dikey geçiş sağlanarak cazip hale getirilmelidir.

Yürüyen merdiven atölyemizi henüz istenen seviyeye çıkartamadık

2. MEGEP projesine geçildikten sonra meslek liselerinde daha önceden hiç okutulmayan yeni alan ve dallar açıldı. Bu açılan alan veya dallarda yeni atölye donatılarına ihtiyaç duyuldu. Elektromekanik Taşıyıcılar Bakım Onarım Dalı olarak özellikle asansör sistemleri, yürüyen merdiven gibi dersler için yeni atölyelere ihtiyaç duyuldu. Bu ihtiyaçları, bazı okullar bünyesindeki çalışkan, girişimci öğretmenlerin sayesinde, sanayi ile işbirliğine girerek karşıladılar. Güzel başarılara imza attılar. Okulumuzdaki asansör ve yürüyen merdiven/yol sistemleri atölyelerindeki çalışmalar da, sanayi ve okul işbirliğine güzel bir örnektir. İstanbul’da Haydarpaşa, Erkan Avcı, Şişli ve Samandıra, İzmir’de Çınarlı, Bursa’da Has Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde de çalışkan arkadaşlarımın ve asansör sektöründeki değerli firmaların ve derneklerin işbirliği sayesinde güzel başarılara imza atıldı. Haydarpaşa olarak şu an için yürüyen merdiven atölyesinde yeni çalışmaların yapılması gerekiyor. Atölyemizi henüz istenen seviyeye çıkartamadık. Asansör atölyesinde kabinle ilgi eksik malzemelerimiz var.

Asansör dersleriyle ilgili güncel bilgilere ihtiyacımız var

3. Yukarıda da bahsettiğim gibi MEGEP projesine geçildikten sonra meslek liselerinde hiç bulunmayan yeni alan ve/veya dallar açıldı. Bu yeni alan veya dalların müfredatıyla ilgili öğretmenlerimiz öğretim hayatlarında herhangi bir eğitim almadıklarından derslere girerken çok zorlandılar. Bakanlığımız bu yeni dallar için ders modülleri yazdırdı. Yalnız bu modüllerin yazımında görev alan öğretmen arkadaşlarımız konulara çok hâkim olmadıklarından, özellikle yeni giren modüllerin yazımında çok yetersiz kalındı. Bunun yanında bazı arkadaşlarımızın da haklarını yemeyelim, yeni modülleri içerikleriyle ve güncelliğiyle dolu dolu yazan arkadaşlarımız da oldu.

Burada anlatmak isteğimiz özellikle Elektromekanik Taşıyıcılar Bakım Onarım dalının, asansör sistemleri ve yürüyen merdiven dersleri ile ilgili olarak güncel, teknik ve pratik bilgilere ihtiyacımız var. Daha önce de bahsettiğim gibi, bazı okullarımız bu eğitim konusunda sanayi ile işbirliği yaparak birinci elden öğretmenlerini yetiştirme konusunda çalışmalar yapmıştır. Okulumuz Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde de 2012 Eylül ayı içerinde farklı illerdeki okullardan gelen 24 öğretmene Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (AYSAD) Eğitim Komitesi tarafından Asansör ve Asansör Teknolojileri konusunda eğitim aldırdık. Bunun gibi eğitimlerin devamlı hale getirilmesi hem öğretmenlerimizin yetiştirilmesi, hem de yeni sektörel gelişmeleri takip edebilmeleri açısından çok faydalı olacaktır. Bu konuda asansör ve yürüyen merdiven sanayicilerine ve bu konuda faaliyet gösteren derneklere çok iş düşüyor. Biz okullar siz kuruluşlara kalifiye eleman yetiştiriyoruz. Sizlerin de biliyoruz ki çok sayıda yetişmiş elemana ihtiyacınız var. Bu eğitim konusunda okullarla işbirliğine geçerek, size gelecek elemanları yetiştirecek öğretmenleri teknolojik ve pratik olarak yetiştirmenizi istiyoruz.

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicilerinin ve bu alanda faaliyet gösteren derneklerin, belediyelerin, üniversitelerin, sektörümüz ile ilgili seminer, konferans gibi her türlü faaliyete bizleri de davet etmelerini talep ediyoruz. O ayın dergisine baktığımda şu firma, şu dernek, şu belediye, asansörle veya yürüyen merdivenle ilgili bir faaliyet yapmış. Diyorum ki nasıl kaçırdım bu etkinliği! Düzenleyen firmaya da bizi nasıl unuttular diye sitemde bulunuyorum. Bunları yaşamak istemiyoruz, çünkü bu sektörde biz de varız ve bunun iyi bilinmesi gerekir diye düşünüyorum. Biz öğretmenler bilgiye aç insanlarız. Hep bu düsturla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Asansör ve yürüyen merdivenle ilgili ilimizde veya il dışındaki fuarlara katılmak istiyoruz. İmkânlarımız ölçüsünde de katılıyoruz. Yine siz sektör temsilcilerine bu konuda da çok iş düşüyor. Biz öğretmen ve öğrencilerimizin fuara katılımlardaki ulaşım ve barınma gibi giderlerin karşılanması konusunda sponsorluklarınızı bekliyoruz. Dediğim gibi siz varsanız biz de varız, siz yoksanız biz de yokuz.

Eğitim müfredatı güncellenmeli

4. MEGEP projesiyle meslek liselerinin müfredatına giren yeni dallar ve modüllerinin tekrardan gözden geçirilmesi gerekiyor. Bazı modüller hem içeriği hem de teknolojisi ile piyasadan çok uzaklar. Sanayi, pratik ve teknik açısından çok ileride, bizim müfredatlar ise geride. Bu iki sektörü birbirine yakınlaştırmak gerekir. Benim önerim bu modül kitapları yeniden güncellenmeli; bu güncellemede ise sanayi, meslek odaları ve dernekler ile işbirliği yapılarak bir kurul oluşturulmalıdır. Piyasada asansör ve yürüyen merdivenlerle ilgili Türkçe kaynak kısıtlı sayıda bulunuyor. Olanlara da bakacak olursak ağır bir dille, mühendislik seviyesinde ya da piyasada çalışan teknik personelin anlayacağı şekilde yazılmış. Bizler bu kaynakların yanında, büyük ya da küçük ölçekli firmaların bakım ve onarım kılavuzlarından da yararlanmaktayız. Tabii ki bunların da dili piyasada çalışan kendi personeli için yazılmış. Bizim pratik açısından yaşanmışlıklarımız az olduğu için, bu konuları anlamakta sorunlar yaşıyoruz. Bu kaynakları toplayıp gerekli telif izinleri alınarak, meslek lisesi öğrencilerinin anlayacağı seviyeye getirip, bu ayarda modül kitapları yazmalıyız.

Asansör ve yürüyen merdiven sistemlerinin müfredatı belirlenerek, gerekli ekipmanların atölyelere kazandırılması gerekir. Buradan şu anlaşılmamalı, elektrikli ve hidrolik çalışan bir asansör sistemini kurmadan öte bu sistemleri öğrencilere daha kolay anlatabilecek, daha hızlı kavramalarını sağlayacak eğitim setleri de yapılmalı. Bir örnek verecek olursak, öğrenciye 120-130 güvenlik devresini anlatabilmek için kuyudaki bütün kapıları dolaştırmak yerine bunların daha küçük modüler yapıda hazırlanmış deney seti halindeki formlarında çalışmak, olayın tamamını görmesi açısından daha anlaşılır kılacaktır. Tabii ki bu aşamadan sonra da konunun daha iyi pekiştirilmesi için kuyudaki kat kapıları teker teker dolaşılmalıdır.

Öğrencilerimizi mezuniyetten sonra sektörde tutabilmeliyiz

5. Yaptığımız gözlemlere dayanarak meslek liselerinden mezun olan öğrencilerin sadece %20’sinin eğitim gördüğü alanla ilgili bir işte çalıştığını söyleyebiliriz. Yani her beş öğrenciden biri mesleğine devam ediyor, diğer dört kişi ise başka mesleklere yöneliyor.

Bu tercih neden böyle oluyor? Öğrencilere sorduğumuzda, “Ben üniversitede okumak istiyorum, masa başında temiz işte çalışmak istiyorum, bu sektörün çalışma şartları çok ağır, bu meslekte pek para yok” vb. gibi kendilerince haklı bahaneler sunuyorlar. Tüm bunları düşündüğümüzde, meslek lisesine gerçekten de isteyerek gelip gelmediğine, 10. sınıftan 11. sınıfa geçerken dal seçimini bilerek ve isteyerek seçip seçmemelerine bağlı olarak, mesleği ya severek öğreniyorlar ya da nasıl olsa bu dala girdim, okuyup bitirmekten başka çarem yok gibi düşünüp günü kurtarmaya çalışıyorlar. En başta okul, sonra da alan ve dal seçimini öğrencilerimizin gerçekten de isteyerek ve bilerek yapmaları; meslekte okuyup mezuniyet sonrası da sektörde kalmalarını sağlayacaktır.

Bunun yanında öğrencilerimizin sanayi ile ilk tanışmalarında yani staj devrelerinde, çalıştığı firmanın, firma çalışanlarının öğrenciyi korkutup ürkütmeden kucaklaması, mesleği iyi tanıtması, öğrenciyi ağır şartlarda ezmemesi, getir götür, çay yap, temizlik yap gibi boş işlerde kullanmaması, öğrencinin mezuniyet sonrası bu sektörde kalma isteğini arttıracaktır.

Başarılı, istekli öğrencilerin dalımızı seçmelerini cezbetmek açısından, okurken öğrencilere burs verilmeli ve gerekli anlaşmalarda yapılarak, mezuniyet sonrasında bu sektörde kalmaları sağlanabilir. Bu dalımız mezuniyet sonrası istihdam garantisi veriyor gibi bir algı yaratmalıyız.

Firmalar personel eğitimlerini okullarda verebilirler

6. Bazı firmalar eğitim konusuna çok önem vermekte ve düzenli olarak personellerini eğitimlerden geçirmekte. Böylece hem firma içinde çalışanların iş standartlarını aynı seviyeye getirmekte, hem de güncel gelişmeleri takip etmelerini sağlamaktalar. Sadece büyük firmaların değil küçük ölçekli firmaların da çalışanlarının eğitilmesi, hem sektör için hem de ülkemiz için faydalı olacaktır. Bu sektör içi eğitimlerin, okullarla işbirliği içinde, okul ve sanayi tesisleri kullanılarak yapılması hem daha çok kişiye ulaşılması açısından, hem okullardaki eğitim personellerinin yetiştirilmesi açısından, hem de yetiştirilecek personellerin sertifikasyonlarının sağlanması açısından faydalı olacaktır.

Not: Hazır bulunuşluk; öğrenmenin gerçekleşebilmesi için gerekli ön öğrenmelerin, yeterliliğin oluşmasıdır. Yeni oluşacak bir öğrenmede olgunlaşma ve ön öğrenmeler yeterli ise birey, yeni bir davranışı öğrenecek hazır bulunuşluluğa sahip demektir. Örneğin; bölme işlemini öğrenecek öğrencinin ritmik saymalar, çıkarma işlemi ve çarpma işlemini bilmesi şarttır.