ASFED: Küresel Bir Türkiye Markası Oluşturulmazsa Yerli Firmalar Yok Olacak

Yayın TarihiMart-Nisan, 2019 Yeliz Karakütük Yazdır

Asansör Sanayicileri Federasyonu (ASFED), bünyesinde oluşturduğu bir çalışma grubu ile “Asansörde Türkiye Markası” üzerine 4 ay süren yoğun bir araştırma yaptı. Rapora göre, yerli markalar birleşip küresel bir Türkiye markası oluşturmadığı sürece 10 yıl içerinde yavaş yavaş yok olacak.

Ekim 2018’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile yaptığı görüşmeler neticesinde “Asansörde Türkiye Markası” üzerine sektörde yoğun bir çalışma başlatan ASFED, bu kapsamda sektörde faaliyet gösteren tüm dernekleri bilgilendirerek görüşlerini istedi. Araştırma neticesinde ortaya çıkan sektör raporunun sonuçları ise hayli dikkat çekici.

Raporun en çarpıcı sonucu ise; küresel markalar altında gün geçtikçe yok olma süreci hızlanan yerli markaların, 10 yıl içerisinde yavaş yavaş yok olacağına dair. Bu gerçeği önemli kaynaklar ve verilere dayandıran ASFED raporuna göre; yerli markalar birleşip küresel bir Türkiye markası oluşturmadığı sürece, Cumhuriyet ile yaşıt Türk asansör sektörü yerini küresel yabancı markaların eline teslim edecek.

Diğer sektörlerden 2-3 kat daha karlı

ASFED, asansörde yerli sermayenin gücü ile bir Türkiye markası ortaya çıkartmak için konu ile ilgili pek çok kurum ve kuruluş ile bağlantılı bir veri tabanı hazırladı. Buna göre; asansör ve yürüyen merdiven sektörünün ortalama kârlılık oranı, dünya kârlılık oranı ortalamasının 2 ile 3 kat üzerinde yer alıyor.

Dünya asansör ve yürüyen merdiven pazar büyüklüğü için farklı hesaplamalar ve tahminler yer almak ile birlikte Credit Suisse raporuna göre 2016’daki dünya pazar payının 61 Milyar Euro seviyesinde olduğu belirtildi. Dikkat çekici olan ise asansör ve yürüyen merdiven sektörünün ortalama kârlılık oranının, internet yazılımları, yarı iletken ekipmanları, eğlence yazılımları, sistem ve uygulama yazılımları, bilgisayar ve bilgisayar parçaları, ilaç üretimi, haberleşme ekipmanları, bilgi sitemleri, biyoteknoloji gibi yüksek kârlılık ve yüksek teknoloji barındıran sektörlerin oranına yakın ve eşit olması.

Pazar payının yüzde 70’i beş küresel markanın elinde

Dünyada oldukça büyük bir pazar payına sahip olan asansör ve yürüyen merdiven sektöründen en büyük payı ise dünya devi 5 büyük küresel marka alıyor. Verilere göre bu beş büyük küresel markanın dünya pazarındaki toplam payı yüzde 70 olarak kabul ediliyor.

Türkiye’de asansör pazarında da oldukça etkili olan küresel sermaye markalarının en önemli özelliği ise; birçoğunun 100 yıl gibi bir geçmişe sahip olmaları ile birlikte kurdukları etkili dağıtım ağı. Bu da sektöre yeni rakiplerin girmesini engellerken, kendilerine rakip olma potansiyeli olan birçok yerli firmayı da satın alarak büyümeye devam etmelerini sağlıyor.

Yerli imalat ve montaj firmalarının bir çoğu üretimden, montaj, bakım ve revizyon alanına kadar her alanda küresel markaların baskısı altında ayakta kalma mücadelesi veriyor. Gelecek 10 yıl içerinde bu sürecin hızlanacağı ve yavaş yavaş yerli asansör markalarının yerini tamamen küresel markalara bırakacağı da sunulan görüşler arasında.

Küresel markalar yerli markaların yarışamayacağı fiyatlara, bakım-tamir faaliyetleri satın alıyor.

Rapordan edinilen bilgiye göre; beş büyük küresel markanın hasılat rakamları incelendiğinde; cirolarının yüzde 53 oranındaki kısmı yeni asansör ve yürüyen merdiven satışı ile modernizasyon işlerinden sağlanırken; sektör içindeki kârlılık oranlarının kaynağını yüzde72 ile bakım ve tamir oluşturuyor.

Bu da şu demek oluyor ki; sektör neredeyse sıfır kâr ile yeni asansör ve yürüyen merdiven satarak, asıl iş olarak bakım ve tamir faaliyetlerinden kâr elde ediyor. Günümüzde pek çok küresel markanın yerli asansör firmalarının yarışamayacağı fiyatlara, bakım-tamir faaliyetlerini satın aldığı gerçeği de, ileride yerli asansör firmalarını nasıl bir gelecek beklediğinin göstergesi.

İnşaat sektörü yabancı markayı tercih ediyor

ASFED raporunda ayrıca bilinilirlikleri sebebiyle küresel asansör markalarının inşaat sektöründe tercih edilmesi de yerli markaların yok olma nedenleri arasında gösteriliyor. Havaalanları, metro istasyonları, alış veriş merkezleri, dört yıldız ve üzeri oteller, özel hastaneler gibi pek çok alanda neredeyse hiç bir yerli üretim asansörün kullanılmadığı görülüyor. Tüm bunların sonucunda; küresel yabancı markaların pazar payı artarken, asansörün aylık bakım/onarım maliyetini karşılamak zorunda kalan bina maliklerinin ödeyecekleri aylık bakım ücretleri, yerli asansörlerin bakım ücretlerinin 3 ile 5 katı üzerine çıktığı da görülüyor.

ATİK : “Asansör ve yürüyen merdiven sanayisi Türkiye ekonomisinin geleceğidir”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Asansör Sanayicileri Federasyonu (ASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Atik, konunun milli bir mesele olduğunu söyledi. Atik; “Asansörde çıkartacağımız yerli bir küresel marka Türkiye ekonomisi için oldukça önemli bir katkı sağlayacaktır. Raporumuzda da geçen sektörün pazar payına ve kârlılık oranına baktığınızda, asansör ve yürüyen merdiven sanayisi Türkiye ekonomisinin geleceğidir. Oluşturulacak küresel bir yerli markaya tüm kamu kuruluş ve özel sektörün inşası aşamasında destek verilerek milli bir mesele olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Nasıl ki yerli otomobil, yerli cep telefonu, yerli savunma sanayine sahip çıkıyorsak yerli bir asansör ve yürüyen merdiven sanayisine de aynı oranda sahip çıkmalıyız” dedi.

ATİK: “Tek eksiğimiz bir araya gelerek bir ortaklık kültürü kurmak”

Başkan Yusuf Atik, yerli küresel bir asansör markası için Türk asansör sektörünün her türlü alt yapıya sahip olduğunun da altını çizdi. Atik; “Türk asansör ve yürüyen merdiven sektörü, tüm parçalarını üretebilen bir alt yapıya sahiptir. Türkiye, dört bir yanında kurulu pek çok yerli asansör fabrikası ve yetişmiş pek çok donanımlı mühendise sahiptir. Tek eksiğimiz bir araya gelerek bir ortaklık kültürü kurmak. Güçlerimizi birleştirebilirsek dünya pazarında yerli ve küresel bir asansör markası ile yok olmak yerine, varlığımızı arttırabiliriz”, dedi.

ASFED tüm bu görüşler ile birlikte, küresel bir yerli marka için belirlediği yol haritası önerilerini değerlendirdiği raporu; ASFED Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Atik başkanlığındaki bir heyet ile 24 Ocak 2019 tarihinde Bakan Yardımcısı ve Sanayi Verimlilik Genel Müdürü Dr. Halil İbrahim Çetin’e takdim etti.