Komple Asansör Sistemeleri (Paket Asansörler)

Yayın TarihiTemmuz-Ağustos, 2019 Ahmet Alkılıç-Kleeman Asansör Teknik Müdür Yazdır

Bu makalenin konusu paket asansör sistemleri olmasına rağmen makalenin başlangıç kısmında farklı bir konuya değinmek istiyorum. Evet, geçmişi yaklaşık 200 yıla dayanmış olan sektörümüzde; sürece ve sektör için mihenk taşı olan bazı teknolojik gelişmelere değinmeden asansörler hakkında her hangi bir yazıyı kaleme almak sanırım mümkün olmayacaktır. Bu nedenle hem sektörün gelişmesine katkı sağlamış olan bazı bilim insanlarının ismini tekrar anmak, hem de kısaca da olsa tarihsel gelişimi tekrar bir anımsamak için makalenin bu bölümünde bu konuya değinmek istiyorum.

Tarihsel kaynaklarda, Eski Roma İmparatorluğu saraylarında yüklerin ve eşyaların katlar arasında taşınmasını kolaylaştırmak için insan veya hayvan gücü ile hareket eden dolaplar olduğundan bahsedilmektedir. Hiçbir emniyet tertibatına sahip olmayan fakat kapalı bir dolap vasıtası ile dikey hareket sağlayan bu tür sistemler asansörlerin atası olarak değer görmeyi hak ediyor olsa gerek.

1800 lü yılların ortalarında hidrolik olarak çalışan birçok yük asansörü tesis edilmiştir. Bu sistemeler manuel olarak çevrilen bir çark vasıtası ile insan gücüne bağlı olarak çalışmaktadır.

Amerikalı mimar Henry Waterman, 2 katlı bir binada basınçlı hava ile çalışan sistemi geliştirerek insan gücüne olan gereksinimi ortadan kaldırmıştır.

19.yüzyılın ortalarında fabrikalar, madenler ve depolarda sıklıkla kullanılmaya başlanan bu sistemler ne yazık ki bir güvenlik tertibatlarından yoksundu. 1853 yılında Elisha Otis’in geliştirmiş olduğu düşmeyi önleyen güvenlik sistemi, hidrolik sistemlerde yaşanan gelişmeler, gene bu yüzyılın sonlarında elektrik motorlarında yaşanan teknolojik gelişmeler ile asansör sistemleri 20. Yüzyıla yüksek bir ivme ile girmiştir.

19. yy da tesis edilen asansörler yaklaşık 0,6-0,7 km/saat hızlarında iken 21. yy’ın daha başlarında bu hızlar 70 km/saat ler mertebesine çıkmıştır. Yılların sağlamış olduğu gelişme sadece hız ile kalmamış, yıllar içerisinde ihtiyaçlara paralel olarak emniyet ve konfor kabiliyetleri de artmıştır. Sektörümüz deki bu gelişmeler inşaat sektörünün de yatay yerleşimden dikey yerleşime doğru kaymasına mesnet olmuştur. İnşaat sektörünün dikey yönde gelişme göstermesi dünyada daha çok asansör üretilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Böylelikle bu iki sektör sürekli olarak birbirlerini iterek birbirlerinin gelişimlerine katkı sağlamıştır.

Dünyada artan asansör ihtiyacı, doğal olarak bu ihtiyaca cevap verebilmek noktasında firmaların isteğini artırmıştır. Yıllık üretim kapasitesini artırmak için daha verimli çalışan fabrikalar kurulmuş, daha yetkin personeller istihdam edilmiş, mekanik hesaplamalar ve projelendirme sürelerini kısaltabilmek için yazılımlar ve paket programlar geliştirilmiştir.

"Kavram Olarak Paket Asansör"

Paket Asansör; sağlayıcısı tarafından önceden Uluslararası Standartlar ve Yerel Yönetmelikler uyarınca mühendisliği ve tasarımı yapılarak gerekmesi halinde tip belgesi ile belgelenebilen ve uygulandığı projelerde teknik ve tasarım kaygılarını tamamen karşılayan asansör manasına gelmektedir. Günümüzde üreticiler başta olmak üzere mühendislik şirketleri hazırlamış oldukları paket asansörleri, asansör uygulayıcılarına ya da son kullanıcılara sağlamaktadırlar.

"Neden Paket Asansör"

Rekabetin en yoğun şekilde yaşandığı ‘ asansör fiyatı ‘ incelendiğinde, asansörün satış sözleşmesi imzalandıktan sonra, müşteriye teslim edilinceye kadar ki sürede oluşan tüm maliyetleri genel olarak aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

  • Projelendirme,
  • Mekanik hesaplama,
  • Üretim planlama,
  • Üretim,
  • Paketleme,
  • Depolama,
  • Nakliye,
  • Sahada yaşanan kayıp / hasar,
  • İşçilik,
  • Tescil,

Herbir asansör firmasının belli bir üretim ve montaj kapasitesi vardır ve bu üretim ve montaj kapasitesinin üzerine çıkabilmesi için uygulanabilecek birkaç seçenek vardır. Bunlar; eğer üretici ise fabrika alanını büyüterek makine parkuruna yeni ekipmanlar sağlamak, çalışan sayısını artırmak olabilir, uygulayıcı firmalarda ise montaj ekip sayısını artırmak vs. gibi sıralanabilir. Takdir edileceği üzere her durumda üretim ya da montaj fark etmeksizin yatırım ve işletme maliyetleri artacaktır. Ancak en etkili yöntem benzer asansör sistemlerini sınıflandırarak ( örneğin 1000 kg kapasiteye kadar olan şahıs asansörlerini ) teknik özellikler ve tasarım ekseninde standart hale getirmektir.

Bu yöntemle standardize edilmiş ve endüstriyel hale gelmiş sistemin başlıca avantajları şu şekildedir;

  • Ürün konusunda uzmanlaşmış ve teklif hazırlama süreleri azalarak verimliliği artmış satış ekibi,
  • Projelendirme ve tasarım için çalışan ekiplerin verimliliğinin artması,
  • Azalan üretim süreleri, otomasyon, daha az hata ve fire, rekabetçi maliyetler,
  • Paketleme için harcanan malzeme ve sürelerin azalması,
  • Tek seferde sahaya gönderilen malzemelerin nakliye masraflarında ki düşüş,
  • Ambalajlar ve paketler kapalı olacağı için malzeme kayıp ve hasar giderleri olmayacaktır,
  • Eksik veya hatalı ürünlerden kaynaklı olarak uzayan montaj süreleri kısalacak ve montaj işçilik giderleri azalacaktır.

Görüleceği gibi firma, fiili kapasitesini artırmadan hem imalat hem de montaj sayısını artırması Paket Sistemler kullanılarak mümkün hale gelebiliyor.

Paket asansör sistemlerinin üretimi ve montajı geçtiğimiz yıllarda ağırlıklı olarak uluslararası firmaların uyguladığı yöntem iken artık neredeyse yerli birçok firma da üretici olmasa dahi tedarikçilerinden paket asansör sistemleri satın almaktadır. Böylelikle saha da oluşan kayıpları minimize etmekte, işçilik sürelerinde kendilerine avantaj sağlamaktadırlar.

Paket asansör sistemlerinin total olarak fiyatta ve montaj süresinde avantaj sağlamasının yanında taahhüt firmalarına standartlara uyum noktasında rahatlık sağlamaktadır.

Güvenlik risklerini “0” seviyesine indirebilmek için sürekli yenilenen Asansör Yönetmeliklerinde ve buna bağımlı olarak ilaveler yapılarak revize edilen Harmonize Standartlarda, Yangın ve Deprem Yönetmeliklerinde, Yerel Yönetimlerin Yönetmeliklerinde uymamız gereken yöntemler açıkça belirtilmektedir. Yapım ve Montaj İçin Güvenlik Kurallarını içeren TS EN 81-1/2 Standartları eklenmiş olan bazı ilave maddeler ile TS EN 81-1/2 + A3 halini almıştı. 2017 Eylül’den sonra ise uygulanacak standart tamamen değişmiş ve TS EN81-20/50 şeklini almıştır. Buna bağlı olan diğer tüm standartlarda revizyon görmüştür.

Bir paket asansör; güncel yönetmelik ve standartlara hâkim olan, proje ve tüm mekanik analiz/hesaplarını doğru şekilde yapmış ve teknik servis hizmetleri sağlayabilen bir tedarikçiden satın alınmış ise taahhüt firmasına sadece kendilerine hazır şekilde verilmiş olan projelere uygun şekilde iyi bir işçilikle montaj yapmak kalıyor.

Kuyu dibi veya son kat mesafesi sığ olan kuyularda, toplama dediğimiz tarzda bir asansörü projelendirmek, mekanik hesaplamalarını yapmak, malzemelerini farklı birçok tedarikçiden satın almak, sahaya sevk etmek, sahada malzemeye sahip çıkmak, montajını tamamlamak, gerekli Risk Analizi uygulamalarını yaparak asansörü tescil ettirebilmek eğer bu konularda yetkin birçok personeliniz yok ise çok sıkıntılı bir süreçtir. Bunun yerine bütün incelemeleri sizin yerine yaparak, projeleri ve mekanik hesapları hazır şekilde size paket ürün ile birlikte teslim edecek olan bir tedarikçi ile çalışmak ciddi avantaj sağlayacaktır.

Bilginin, teknolojinin ve hızın öneminin arttığı bu yıllarda, rekabetin içinde olup ortada duran pastadan pay alabilmek için firmalar kendilerini çağa uydurup gerekli iyileştirmeleri yapmalı ve önlemlerini almalıdır.

Hedefimiz, öngörülmeyen kayıpları minimize edip en güvenli, en hızlı ve en temiz şekilde ürünlerimizi son kullanıcı ile buluşturmak olmalıdır.

Ahmet Akkılıç-1982 Sivas doğumlu Ahmet Alkılıç, İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra yükseköğrenimini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi – Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümünde yaptı. ‘Asansörler ve Kaldırma Ekipmanları’ konusu üzerine yüksek lisansını tamamlayan Kılıç,Tuna Asansör, Astor Asansör, ThyssenKrupp Asansör ve Bulgu Mühendislik firmalarında çeşitli kademelerde görev aldı. Daha sonra 3GEN Asansör markası ile 3 yıl kadar kendi şirketini yöneten Alkılıç, 2009 yılında Kleemann Asansör de Teknik Müdür pozisyonunda başladığı görevini sürdürüyor.