İSG’de Uygulama ve Denetim İç İçedir

Yayın Tarihi 1 Eylül 2016 Adnan Demirci - ETA Melco Montaj Müdürü ve A-Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Yazdır

İSG’de uygulama ve denetimin iç içe olduğunun altını çizen Adnan Demirci, “İş güvenliği uzmanlığının yeni bir iş sahası olarak çok popüler hale getirildiği, çoğunlukla çalışma deneyimi olmadan kısa bir eğitim ve sınav sonrasında bu unvana sahip olunduğu ve bu hizmetin gerektiğinde OSGB kuruluşlardan satın alınma yolunun olduğu bir sistemde, devletin denetim fonksiyonunu çok sıkı işletmesi gerekmektedir” dedi. Demirci, İş Sağlığı Dosyamız için yönelttiğimiz sorulara şu yanıtları verdi.

Firmanızın İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) politikası nedir?

ETA MELCO, asansörler, yürüyen merdivenler, yürüyen yollar ve servis asansörlerinin pazarlama ve satışı, tasarımı, montajı ve bakımını da kapsayan ticari faaliyetleri ve hizmetlerinin neden olabileceği çevre kirliliği, yaralanma veya sağlığa yönelik zararlara neden olabilecek her türlü olayın, etkili operasyonel kontrol prosedürleri aracılığıyla önlenmesini taahhüt etmektedir.

İnancımız:

Çalışanların ve iş faaliyetlerimizle bağlantısı olan diğer kişilerin yaralanmalarını önlemek, sağlıklarını ve çevreyi korumak için her türlü mesleki kazaya karşı önlem almak, iyi bir iş uygulamasıdır. İnsanların yaralanmasına, sağlığın bozulmasına, çevrenin kirlenmesine, makinelerin hasar ve malzemelerin zarar görmesine neden olabilecek tüm olaylar, gereken Sağlık-Güvenlik-Çevre (HSE) önlemleri alınarak önlenebilir. HSE uygulaması herkesin sorumluluğudur ve HSE personeli tüm işyeri personelinin HSE sorumluluklarını gönüllü olarak yerine getirmesini sağlamak için bir hızlandırıcı görevi görür. Çalışanlar arasında “önce güvenlik” kültürü geliştirmek, “ÖNCE GÜVENLİK” hedefimize giden yolda sürekli ilerlememizi kolaylaştıracaktır.

Amacımız

  • Çalışanlarımız ve alt yüklenicilerimiz için mümkün olan en güvenli çalışma ortamını sağlamak.
  • Uygun motivasyon projeleri ile çalışanlar ve alt yükleniciler arasında HSE kültürünü teşvik etmek.
  • Sağlık, güvenlik ve çevreye zarar verebilecek güvenli olmayan hareket ve davranışlardan sürekli olarak caydırmak.
  • HSE gerekliliklerini şirketin her boyutu / fonksiyonu ile bütünleştirmek.

Yöntemimiz:

  • HSE sorumlulukları, tüm ilgilere özel olarak bildirilecek ve iyice anlaşılmasını sağlamak için açıklanacaktır.
  • Her faaliyet bir resmi risk / boyut-etki değerlendirmesi içerecek, tüm çalışanlar ve yükleniciler sürekli eğitim yoluyla yapılan işin tehlike/çevre boyutlarından ve uygun kontrol önlemlerinden haberdar edilecektir.
  • Kuruluş, risk ve etki azaltma yoluyla sürekli iyileşme sağlamak için periyodik amaçlar ve hedefler belirleyecektir.
  • HSE ile ilgili tüm ülke / yerel yönetmeliklere ve sözleşme yükümlülüklerine uyulacaktır.
  • HSE performansı, etkili gözetim, periyodik kontrol/ denetim ve teftiş yoluyla periyodik olarak izlenecektir.
  • OHSAS 18001:2007 ve ISO 14001:2004 gerekliliklerine uygun HSE yönetim sistemi oluşturulacak, belgelendirilecek ve bu sistemin devamlılığı sağlanacaktır.
  • Bu HSE politikası, ilgili taraflar da dahil olmak üzere tüm ilgililere, uygun yöntemlerle bildirilecek / dağıtılacak ve şirket için geçerliliğinin devam ettiğinden emin olmak için her yıl kontrol edilecektir.

İSG uygulamalarınızı, 6331 sayılı yasadan öncesi ve sonrasıyla kıyaslar mısınız?

6331 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle “İş Sağlığı ve Güvenliği” konusunda ülkemizde ilk kez bağımsız bir kanuna sahip oldu. Bu kanun ile birlikte eski geleneksel yaklaşım olan “reaktif” yaklaşım yerine, çağdaş güvenlik yaklaşımı olan “proaktif” yaklaşıma geçilmiş oldu. Yani kazalar olduktan sonra önlem alma yerine, kazalar olmadan önce önlem almayı hedefleyen bir yaklaşım benimsenmiş oldu. 6331 sayılı kanunun getirdiği iyileştirmelerden birisi de; iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerinin düzenlemesinde var olan yapıların daha koordineli çalışmasına olanak sağlayacak yapılara kavuşturdu. Kanunla iş sağlığı ve güvenliği konusunda devlet, işçi ve işveren kesiminin birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan görevleri ortaya konuldu. Uygulamada Kurumsal firmaların yürüttüğü inşaatlarda çalışma sahalarına sigortasız, yetkin olmayan işçi ve ekipman girişi engellendi, burada bulunan uzmanların yaptığı kontrollerle güvensiz çalışma şartlarının ve iş kazaların sayısının azaltılmasında ciddi iyileşmeler sağlandı.

Firmanızda risk analizi ne durumdadır? Risk analizi nasıl realize ediliyor?

Satış aşamasından başlayarak teklif verilmesi için bina ziyaretlerinden önce, daha sonra montaj aşaması başlamadan önce, montaj aşamalarında, müşteri teslimi öncesi ve bakım aşamasında risk değerlendirme yapılmakta ve riskler proje bazında belirlenerek bunlara karşılık düzeltici aksiyonlar iş güvenliği uzmanlarınca aldırılmaktadır. Firmamızda ve İSG biriminde 2-A sınıfı, 1-B sınıfı ve 3-C sınıfı İSG uzmanımız Satış-Montaj- Servis ve Şube - Ofislerdeki İSG işlerini yürütmektedirler. İş yeri hekim ve sağlık memuru hizmetleri OSGB firmalarından alınmaktadır. İlaveten Japonya merkez ve HO (Head Office) tarafından denetimler yapılmaktadır. İskelesiz montajlarda Akredite Uluslararası yetkili belgelendirme ve kontrol firmalarından kaldırma ekipmanları, platform ve askı-bağlantı mekanizmaları için sistem onayı alınmakta ve montaj süresince güvenli çalışma koşulları sağlanmaktadır. İskeleli montajlarda yönetmeliklere uygun iskeleler, iskele kurma belgesi olan uzman personele yaptırılmakta, kurulumun uygunluğu inşaat mühendisinden onay alınarak çalışmaya başlanılmaktadır. Muhtemelen Türkiye’de ilk defa kuyu içindeki özel asansör iskelesi tarafımızdan kullanılmaktadır. Bu iskele yapısında platformlar arası geçiş, platform üstündeki kendi özel merdiveniyle sağlanmaktadır. Periyodik kontrollerle çalışma sahalarında güvenli koşullar sağlanmaktadır.

Asansör sektöründe iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin görüşleriniz nelerdir? Sizce sektör İSG’ye yeterince önem veriyor mu? Bu anlayışın artırılması için neler yapılması gerekir?

Çoğunlukla büyük ve kurumsal firmalar haricinde bu yöndeki çabaların yeterli olmadığı görülmektedir. İSG uygulamalarında beklenen sonuçların alınabilmesi için hem kurumsal yapıdan hem de uygulayıcılardan kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılması şarttır. Mevzuat ne kadar iyi olursa olsun işverenlerde ve çalışanlarda güvenlik için önleme kültürü oluşmadıkça, devlet denetleme görevini gereğince yerine getirmedikçe mevcut sorunlar uygulamayı aksatacaktır. Zira uygulama ve denetim iç içedir. İş güvenliği uzmanlığının çok popüler hale getirildiği, çalışma deneyimi olmadan kısa bir eğitim sonrasında bu unvana sahip olunduğu ve bu hizmetin dışarıdan satın alınma yolunun açıldığı bir sistemde devletin denetim fonksiyonunu çok sıkı işletmesi gerekmektedir. Oysa denetim elemanlarının yetersizliği nedeniyle ancak şikâyet üzerine denetimlere yoğunlaşan bir kurumsal yapının varlığı, arzulanan sonuçların gerçekleşmesini sağlamayacaktır. Güvenlik kültürünün kazandırılması, yerleştirilmesi, farkındalığın artırılmasını sağlayıcı süreçte, yükümlülüklerini yerine getiren işyerlerine geçici süre ile ödüllendirici düzenlemeler öngörülerek İSG sisteminin teşvik edilmesi daha başarılı sonuçların alınmasını sağlayacaktır. Asansör sektöründe meslek odalarının dağılmışlığı ve bu kurumların genel iş güvenliği hariç İSG konusuna hiç odaklanmaması, sektördeki iş güvenliğinin artmasına katkı sağlamamaktadır. Sigortasız ve yetkinliği olmayan tecrübesiz eleman çalıştırmaya izin veren mekanizmaların önlenmesine yönelik çabaların artırılması gereklidir. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) kanunu ile çalışanların belgelendirmesi ile yeterlilik konusunda kalifiye eleman sağlanması mümkün olabilecek mi, önümüzdeki dönemde göreceğiz. Sektöre yeni eleman kazandırılması hususunda sektördeki çatı kurumların öncülük yapması; çalışanların ve yeni sektöre gireceklerin İSG kültürü kazanmasında faydalı etkenler olabilir. MYK kanunuyla ortaya çıkan belgelendirme sorununun nasıl çözülebileceği halen soru işaretidir. Eski belgelerin geçerli olmayacağı ve yeni belgenin alınmasındaki sıkıntılar, çözüm bekleyen konulardan bazılarıdır. Tüm sektör bileşenlerini; iş sahiplerini, mühendisleri, işçileri kapsayan meslek içi eğitimler ivedilikle ve büyük bir hassasiyetle ele alınmalı, iş güvenliği konusu orta eğitimden başlayarak müfredata dâhil edilmeli, toplumun her kesiminde iş güvenliği kültürünün oluşması sağlanmalıdır. Bu konuyla ilgili olarak, görev ve sorumluluğun büyük kısmının ilgili kanun yapıcı, kamu kurumları ve meslek odalarına düştüğünü belirtmekteyiz.

İSG denetimini yeterli buluyor musunuz?

Kurumsal firmaların yaptığı birçok projede İSG denetimleri sadece asansörlerle ilgili değil, tüm proje kapsamında yapıldığına birçok kez şahit olduk. Bu denetimlerin İSG önlemlerinin artırılmasına ve kazaların önlenmesine yönelik ciddi katkısı olduğu gözüküyor.

Fakat diğer orta ve küçük ölçekli inşaatlarda hem basından hem de sosyal medyadan gördüğümüz, denetimlerin ve tedbirlerin çok sınırlı kaldığıdır. Bakanlığın yaptığı denetimlerde mevzuat açısından denetlendiği görülmektedir. ISG Kâtip vasıtasıyla ISG uzmanların olmadığı projeler ve firmalar tespit edilerek iş güvenliğin yerleştirilmesi ve artırılması konusunda ilerleme kaydedilebilir.