Fatma Hanım ve Feodalizm!

Yayın TarihiEylül-Ekim, 2017 İsmail Yıldırım Yazdır

Bodrum Turgut Reis temiz denizi, kuru havasiyla şirin bir tatil beldemiz. Bu şirin tatil cennetinde pet şişe ve çöpleri ortalik yerlerde görünce insan, düşünmeden edemiyor; Ülke olarak doğa harikasi koylara sahibiz sahip olmasina da bu güzellikleri koruyup kollama bilincine sahip miyiz? Kanimca, sadece deniz kiyilarini da değil bulunduğumuz tüm mekânlari temiz tutmali, yerlere çöp atmamaliyiz.

Eşimle Turgut Reis’te bir koydayiz; deniz ve ortam süper ama bu güzelliklerden yararlanan insan sayisi oldukça az! Hele yabanci ülke insani nerdeyse yok gibi! İşletmeci Fatma Hanim oldukça titiz, güler yüzlü, hareketli orta yaşta bir bayan, yiyip içen herkesle yakindan ilgileniyor; nasil buldunuz? Her şeyin harika olduğunu ancak plajin tenha olmasini ve özellikle de yabanci misafirlerin olmamasina üzüldüğümü söylüyorum. İşletmeci Fatma hanimin verdiği cevap beni hem düşündürdü hem de bu köşeye konu olmasini sağladi. Fatma Hanim; ‘’Yabancilari istemiyoruz, gelmesinler, biz bize yeteriz. Onlar buralara gelip yiyip içiyorlar sonra da ülkelerine dönüp bize her türlü kötülüğü yapiyorlar.’’ Doğrusu aldiğim bu cevap için biraz şaşkindim, özellikle “biz bize yeteriz.” kismi canimi fena acitmişti. Belli ki; Fatma hanim yabancilar hakkinda benden farkli düşünüyordu.

Biz bize yeter miyiz?

Biz bize yetmeyiz! Zira, biz bize yeteriz bir Feodal toplum düşüncesi olup, lokal ve kapali toplumlar için geçerliydi. Ortaçağda kaldi. Çünkü globalleşen dünyamizda zenginleşmenin yolu ‘biz bize yetmeyiz’ sloganiyla üretimin sürekliliğini sağlamak ve ürettiğini diğer ülke vatandaşlariyla ürün ve hizmet olarak paylaşmaktan geçiyor artik. Bu nedenle yemek yediğim o işletmedeki diğer masalarda yemek yiyebilecek yabanci misafirlerin varliğini önemsememiz gerekiyor. Çünkü onlarin içeceği sular, yiyecekleri gözlemeler sadece o işletmenin değil, Türkiye’nin zenginleşmesi için kumbaraya atilmiş para olarak görmemiz gerekiyor.

Biz bize yeteriz! Nasil aşilabilir?

Kanaatimce, özünden kopmadan aydinlanmiş bireyselleşmenin yaratacaği modern bir toplum olmakla ‘biz bize yeteriz’ siğliğindan kurtulabiliriz. Özünden dedim. Çünkü öz insandir, din dâhil diğer her eklenti sonradan gelir. Anadolu insani tabir yerindeyse kendi yemez misafirine yedirir. Misafir ağirlama yüzyillardir zengin bir kültürdür Anadolu’da. Peki, o zaman nasil oluyor da üstelikte bir ticari işletme sahibi olan Fatma Hanim işletmesinde yabanci misafir görmek istemiyor?

Anadolu insanlari; Türk’ü, Ermeni’si, Rum’u, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si, Laz’i, Çerkez’i bir arada yüzyillarca bariş içinde yaşamişken, bugünün Türkiye’sinde yaşayanlar bariş sürecinde yaşanan olumlu gelişmelere rağmen kendi içinde bariş içinde yaşayan bir toplum olmayi başaramadi. Süreçte siyasal İslam’in politikaya sokulmasi dâhil bir dizi yanliştan istenmeyen olaylar oldu, insanlar hayatlarini kaybetti. Oy almak uğruna yapilan popülist politik söylemlerle toplum ayrişti. Türkiye’de devlet giderek radikal- siyasal İslam’in etkisine girdi. 1923 te önleri kesilen Cemaatler yeniden hortlatildi. Önce insanim yerini önce Müslümanima birakti. AB-Türkiye ilişkileri hiç olmadiği kadar keskin hatlarda bozuldu. En çok ihracat yaptiğimiz AB ‘den insanlar ülkemize artik gelmez oldu. Tüm bunlarin ardindan daha önceleri AB ‘ye yakin duran vatandaşlarin sayisi çoğunluktayken, azinliğa düştüler…

Feodal Toplum Nedir?

Ortaçağ boyunca Bati dünyasinin sinifsal zenginliğinin dişinda, Osmanli ile Bati dünyasi arasinda bazi köklü farkliliklar olsa da genelde Feodal toplum yapisina sahiplerdi. Ortak özellikler aşağidaki gibiydi.

  1. Tarim ekonomisi
  2. Dinsel - monarşik devlet yapisi
  3. Toplumsal yapi dinsel cemaatlere dayaniyordu

Günümüz Türkiye’sinde tarim ekonomisi modernleşememiş, çok yönüyle hala feodal yapi izleri taşimaktadir. Misal, tarladaki bir ürünün fiyati 1 TL/Kg iken pazarda 8 TL/Kg olmasi feodal yapinin sürdüğünün bir göstergesi olarak görülebilir. Türkiye’de din-devlet ilişkileri de benzerdir. Cemaatler eğitim yolu da dâhil toplum üzerinde giderek söz sahibi olmaktadirlar. Yani, yeni Türkiye 1923 te başladiği modernleşme çizgisinden hizla uzaklaşmaktadir!

Avrupa Modern topluma nasil geçti?

Bati dünyasi; Rönesans, Coğrafi Keşifler, Aydinlanma, Reformlar, Hümanizm, Fransiz Devrimi ve sonrasinda 18. Yüzyilda İngiltere’de başlayan Sanayi Devrimiyle sanayi toplumuna, yani modern topluma geçerek Feodal toplumu geride birakmişlardi.

Avrupa ülkelerinde modern anlamda sivil toplumun ortaya çikişi, sanayileşmeye paralel gelişen şehir hayatinin beraberinde getirdiği yükümlülükleri ifade eder. Bati toplumlarinda modernleşme, demokratikleşme anlamina da gelmektedir. Modern toplumu oluşturan kavramlar aşağidaki gibidir.

  1. Sanayileşme/Kapitalistleşme
  2. Ulus-devletler
  3. Aydinlanma
  4. Bireyselleşme

Bati dünyasinda 16. Yüzyilda Almanya’da başlayan Dinde Reform hareketleri, (yer sorunu sebebiyle bu kismi çok özet geçiyorum) Protestanliğin İngiltere’de kabul edilmesiyle din ilk defa siyasal yaşamin dişina çikarildi.

Avrupa’da başlayan dinde reform hareketinin etkisiyle Katolik kilisesi kendisini mecburen yenilemek zorunda kaldi. Ancak, İngiltere’de yaşandiği gibi din siyasal yaşamin dişina çikmadi. Yani iktidari burjuvazi** ile paylaşmak istemeyen aristokrasi, Katolik kilisesinin de desteğiyle burjuvaziye savaş açti. Burjuvazi geniş halk kitleleriyle birleşerek bilindiği üzere kanli 1789 Fransiz Devrimini gerçekleştirdi ve Avrupa’da tarihte ilk defa “laik cumhuriyet” rejimlerinin doğmasinin önü açildi…

Bugüne gelirsek; 16.yüzyil İngiltere’sinden yaklaşik 360 yil, Fransa ihtilali sonrasindaki tüm Avrupa ülkelerinden iki asir sonrasinda dahi, Türkiye’de bizler dini siyasal yaşama yeniden dâhil edip, Laik Cumhuriyet’i tartişiyor, dişliyor, yok etmeye çalişiyoruz!

Durup, üzerinde düşünmemiz gerekiyor!

**Burjuva; köylü-işçi ya da soylu sinifina dahil olmayan, sosyal statüsünü, gücünü, eğitiminden, işveren zenginliğinden alan kentli insana denir. Bati dünyasinda 16.yüzyilda oluşmaya başlayan burjuva sinifi, Türkiye’de 1923 te başlayan modernleşme hareketi sonrasinda dahi oluşmamiştir...