Cumhuriyet’in İlk Yıllarının Tanığı; Dolmabahçe Sarayı Asansörleri

Yayın TarihiMart-Nisan, 2017 Yazdır

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı asansör, Boğaziçi’nin en görkemli binalarından biri olan Dolmabahçe Sarayı’nda, 80 yıldır tarihe tanıklık ediyor.

Türkiye’nin en görkemli saraylarından Dolmabahçe Sarayı, Boğaziçi’nin de en zarif binalarındandır aynı zamanda. 1856 yılında, 31. Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid tarafından inşa edilen sarayda, sonradan eklenen üç asansör bulunuyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma dönemini yakından gören Saray, son 161 yılımıza tanıklık etti. Abdülmecid’den itibaren 6 padişah, (Abdülaziz, V. Murad, II. Abdülhamid, V. Mehmed Reşad ve VI. Mehmed Vahideddin) ile son Halife Abdülmecid Efendi’nin yaşadığı Saray, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının da tanığı oldu. Mustafa Kemal Atatürk, 1927–1938 yılları arasında Sarayda aralıklarla 4 yıl kaldı, çalışmalarını buradan yürüttü ve burada hayata gözlerini yumdu. 1949 yılına kadar İsmet İnönü döneminde de Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılan Saray, 1984 yılında Osmanlı dö¬ne¬min¬de kul¬la¬nıl¬dığı gi¬bi özgün eşyalarıyla müze-saray olarak geziye açıldı. O günden bu yana Dolmabahçe Sarayı’nı, pazartesi ve perşembe günleri hariç, 09.00-16.00 saatleri arasında, bilet ücreti karşılığında herkes ziyaret edebiliyor.

Sarayın ilk asansörü 1937 yılında yapıldı

285 odası, 44 salonu, 68 tuvaleti ve 6 hamamı bulunan saray, 14.595 m2’lik bir alan üzerine kurulmuş monoblok bina olarak Türkiye’deki en büyük saray özelliğini taşıyor. Bodrum kat dahil toplam üç kattan oluşan Dolmabahçe Sarayı’nda ilk asansör 1937 yılında Atatürk’ün hastalığı nedeniyle yapıldı.

Asansörün taşıma kapasitesi 6 kişi (500 kg), hızı 0,60 m/saniye, kat edeceği mesafe 9,80 metre, 190 volt 50 per. elektrik gücü ile çalışma özelliği olan asansör, 3 duraklı planlandı (zemin kat, orta kat ve üst kat). Asansörün tüm makineleri, İsviçre merkezli Schindler & Cie. S.A. Lucerne isimli firma tarafından temin edildi. Montajı ve çalışır duruma getirilmesi ise Messieurs Lebet Fréres & Cie. isimli firma tarafından gerçekleştirildi. Asansörün günümüze ulaşan proje kayıtları, bu firmanın İstanbul’da olduğunu belirtiyor. Yapılan proje ve keşifler neticesinde asansör 15 Ağustos 1937 tarihinde kullanılabilir olarak saraya teslim edildi.

Uzun bir süre kullanılmayan bu tarihî asansör, asansörü binaya kazandıran firmanın Türkiye temsilcisi Schindler-Türkeli A.Ş. tarafından 2003 yılında tamir edildi. Günümüzde asansörün bakımı ve kontrolü TBMM Milli Saraylar Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığına bağlı ekiplerin gözetiminde, Schindler firması tarafından yılda iki defa gerçekleştiriliyor.

Dolmabahçe Sarayı, yeni asansörlerle engellilere de açık

Dolmabahçe Sarayı’nın asansör sayısı, 2011 yılında monte edilen iki engelli platform ile üçe çıktı. Engelli platformlarından biri Sarayın Medhal Salon girişine, diğeri de ziyaretçilerin çıkışı olan Muayede Salonu çıkışına, AKE Asansör tarafından monte edildi. Yüzde 100 Türk tasarım ve imalatı olan her iki platform sistemi, butonlu ve uzaktan kumandalı refakatçi eşliğinde kullanıma uygun şekilde AKE Asansör’ün deneyimli mühendisleri tarafından tasarlandı. Tarihî dokunun bozulmaması amacıyla platformların montajı esnasında Sarayın özgün yapısına herhangi bir ekleme yapılmadı ve platformlar, mümkün olabildiğince görsel alanın dışına taşırılmaya çalışıldı.