Asansörler, Yeni Kurulum: Bloomberg Londra

Yayın TarihiOcak-Şubat, 2019 Yazdır

Asansörler, Yeni Kurulum: Bloomberg Londra

KONE “dünyadaki en sürdürülebilir ofisler” için seçkin çözümler sunmaktadır.

Finansal hizmetler devi Bloomberg, geçmişe, şimdiye ve geleceğe saygı duyan bir alan oluşturmak için hareket ederek Londra’da Avrupa genel merkezini inşa etmeye karar verdi. Genel merkez tarihi Londra’nın ortasında tam bir bloğu kapsıyor. 18 adet panaromik asansörü, insanlara dünyadaki en sürdürülebilir ofis olarak binanın içine doğru bir pencere sağlayan işbirliği odaklı tasarımın en önemli öğesi.

Restore edilen Roma dönemi Mithras Tapınağı sahasında bulunan Bloomberg Londra, dışarıdaki insanlara alan oluşturmanın yanı sıra sahada çalışan 4.500’ün üzerindeki çalışan arasındaki işbirliğine ilham vermek için tasarlandı. Bloomberg, binanın sahanın zengin tarihini korurken sürdürülebilir ofis tasarımının işleyen örneği olarak hizmet etmesini de istedi.

“Bloomberg Londra binası aynı zamanda geçmişe uyarken tamamen ileriye bakmakla ilgili, ki bence bu mimari olarak elde edilmesi oldukça zorlu bir şey” diyor Bloomberg Londra’nın yapı sürecini yöneten Proje Direktörü Kathryn Mallon.

Bloomberg Londra’yı yaratma fikri 2010’da ortaya çıktı. Foster + Partners şirketinin mimarları, vizyonu gerçekleştirmek için Michael Bloomberg ile yakın bir şekilde çalıştı. Üç plaza ve bir yaya geçidi üzerinde köprüler ile bağlanmış iki binalı bir yapı tasarladılar. Ofisler, tüm bloğu kapsayan yaklaşık 13 bin m2'lik alandan oluşmaktadır.

Bloomberg Londra çeşitli şekillerde ve boyutlarda bronz kanatçıklar ile kaplı kumtaşı çerçevesi ile tanımlanıyor. İçeride ziyaretçiler kavisli ahşap ve ışıklardan oluşan bir mağara olan Vortex olarak anılan yüksek bir alandan geçiyor. Buradan panaromik asansörler, ziyaretçileri doğrudan binanın altıncı katına tüm Bloomberg ofislerine ulaşma deneyimi yaşatan umumi bir alan konsepti olan The Pantry’e ulaştırıyor. Burası St. Paul Katedralinin ve Londra’nın diğer belirli yerlerinin nefes kesici manzarasını sunuyor.

Bloomberg Londra’nın açık plan kat konsepti, toplantı odalarının ve ofislerin de camdan yapılmış olmasıyla şeffaflığı ve işbirliğini desteklemek üzere tasarlanmış durumda. Foster + Partners’ın kıdemli ortağı ve Bloomberg Londra’nın öncü mimarı Michael Jones “Bu bina binalardan geçmenin yapıla gelen şekliyle daha az ve sezgisel bir şekille daha çok ilgili, insanların zevk alabileceği bir şey” diye açıklıyor.

Asansörler

2013 yılında KONE ile 18 eşsiz manzaralı asansör dâhil binanın tüm asansörlerini tasarlaması, geliştirmesi, teslim etmesi ve bakımını yapması için sözleşme yapıldı. Bu proje, şirket tarafından üstlenilmiş en tutkulu projelerden biri haline geldi. Zorlu görev, 360 derece şeffaf manzaralı asansörleri ve asansör kuyularını oluşturmayı içeriyordu.

Her birinin saniyede 2 metre hıza 2.500 kg / 33 kişi kapasitesine sahip olması gerekiyordu. Binanın merkezinde değil dışına doğru konumlandırılacakları için asansörlerden tam görüş sağlanması önemliydi. Jones şu şekilde detaylandırdı:

“Tüm merkez ve dikey öğeleri dışarıya doğru itmek bir dizi farklı zorluk getirdi ki bu da mümkün olduğunca temiz, şeffaf ve görsel olarak geçirgen asansörler sağlamanın anahtarıydı. Tamamen cam manzaralı KONE asansörleri bu deneyimin ayrılmaz bir parçası ve insanların binanın içini ve dışını tipik bir asansör şaftından çok daha akışkan şekilde görmesini sağlıyor.”

Gelişmiş Teknoloji

Kurulan çözümlere dahil olanlar:

  • 18 özel KONE MiniSpace™ panaromik asansör
  • Altı KONE MonoSpace® İtfaiyeci Asansörü
  • Bir Mythras MonoSpace engelli asansörü
  • Dokuz servis/yük asansörü: altı KONE TranSys™ ve üç MonoSpace

Bu çözümler, güvenlik ve erişim kontrolünü iyileştirirken daha az bekleme zamanı ve binaya ilişkin daha fazla verimli kullanıcı navigasyonu sağladı. KONE Varış Yeri Kontrol Sistemi (DCS), asansör verimini ve elverişliliğini önemli derecede iyileştirmek için istenen varış katlarını ve bekleyen insanları bünyesinde toplamaktadır. Bu ilave bilgiler daha fazla kullanma kapasitesi, daha kısa seyahat zamanı, daha az ara duruşlar ve gelişmiş insan konforu sağlamaktadır. Önemli derecede iyileştirilmiş sistem performansı yoğun trafik dönemlerinde ve kalabalık saatlerde öne çıkmaktadır ki geleneksel kumanda sistemleri, yüksek trafik hacmiyle başa çıkma konusunda zorluk çekmektedir.

KONE E-Link™'in kullanımıyla Bloomberg tüm asansörleri tek bir yerden izleyebilmektedir. Bu da donanım durumunun, talebin, trafik performansının ve mevcudiyetin gerçek zamanlı genel bakışını sağlamaktadır. Aynı zamanda asansör performansı (örn. her kata çağrılan asansör sayısı), Varış Yeri Kontrol Sistemi performansı (bekleme zamanları ve varış noktasına ulaşma zamanı), alarmlar vb. üzerine kapsamlı raporlar sağlamaktadır.

Test ve Kurulum

KONE, projede ilerledikçe hem prototip test hem de kurulum yöntemlerinin daha önce gerçekleştirmiş olduklarına benzemeyeceği net bir hale geldi. KONE'nin Kıdemli Proje Yöneticisi Chris Edwards için:

“Bu işin en olağandışı kısmı, sahip olduğumuz ve düzensiz bir “çanta tipi askı sistemi işi” olarak bilinen 33 kişilik asansörlerin tasarımıyla ilgiliydi. Burada, -biniş rahatlığı kriterlerini karşılamak için bilinen yöntemlerin aksine- gerekli olan statik, dengelenen 4.600 kg’lık asansör kabinleri arkasına iliştirilmiş bir kayışla yukarı çekmektedir!”

4.600 kg.lık tamamen fabrikasyon cam bir kabinin ve anotlanmış alüminyum ile kaplanmış 2.600 kg.lık kayışların hasar görmeden Hyvinkaa Finlandiya’dan Londra’ya nakledilmesi büyük bir zorluk olacaktı. Bu zorluğa 1.800 kg’lık bir denge ağırlığı ve üç tarafta bronz kılıfın ağırlığı da ekleniyordu. Tüm bunlar, 33 kişilik kapasite ile (2.500 kg) 9.700 kg’lık bir hareketli kabin kütlesi oluşturuyordu.

Tamamlanmış kabini bir tarafa yatırılmış şekilde nakletmek kendi zorluklarını içeriyordu, çünkü birçok bileşen dikey durmadığından ilave destek gerektiriyordu. Kabinlerin başarılı şekilde nakledildiğinden emin olmak için Finlandiya içinde ambalajlandılar, yüklendiler ve taşındılar. Her öğenin naklinin ve kurulumunun teorik yöntemlerine İngiliz tasarım ve kurulum ekipleri, uzman nakil ve kaldırma yüklenicileri ve Hyvinkaa’dan ve KONE’nin kendi Küresel Kurulum Ekibinden tasarımcılar ve mühendisler dahil oldu. Teori konusunda herkes tatmin olduğunda tüm İngiliz ekibi Finli meslektaşları ile kurulumun her yönü üzerine kapsamlı bir eğitimden geçmek üzere Finlandiya’ya gitti.

Hasar riskini azaltmak için kabinin kurulacak en son bileşen olması da kararlaştırıldı.

Kuyu genişliği kısıtlamalarına bağlı olarak halen bir tarafa yatırılmış olarak duran her kabini her üç kabinlik kuyunun merkezine kurmak, dikleştirmek, kaldırmak ve bitişik kayışın üzerine doğru indirmek gerekliydi. Kabin ve kayış tertibatı daha sonra test ile Seviye 2’ye ilerletilebiliyordu, bu da sonraki kabinin kurulmasına geçit sağlıyordu. Buna geçici kaldırma donanımı için bazı karmaşık donanım düzenlemeleri de dahildi. Kuyunun tepesinde ¾ tam denge ağırlığı bulundurmak, kayışın altta olması ve kurulumun tamamen halatla bağlanması ve çalışması gerekliydi. Kabin kurulduğunda makinenin çalışmasını sağlamak için denge ağırlığını yüklemek önemliydi. Emniyet için ekip askıdaki yükün altında çalışırken denge ağırlığının hareket etmemesini sağlamak üzere denge ağırlığı çelik zincirler ve halatlı frenler ile desteklendi.

Üç duraklı, gerçek boyutlu prototipin yapılması dahil kapsamlı testler ve ürün geliştirme sayesinde özel düzenleme, tüm gerekli teknolojiyi asansör kabinin zemini altında saklarken pürüzsüz bir biniş deneyimi sağlıyor. Bu panaromik asansör kapısından engelsiz bir görüşe geçit veriyor. Edwards, “Tüm dişliler, klima ve Wi-Fi’ın normalde yukarıdayken kabinin altında olması gerekiyordu” dedi. Olağandışı gereksinimlerin yapısına bağlı olarak sadece az sayıda standart asansör özelliği kullanılabildi.

Çoğu panaromik asansörler, asansörün yanından ve bitişik kuyular boyunca net görüşü kesen kabini çalıştıran panellere ve bir kayışa sahiptir. Bu durum, mimari arzuların oldukça aksineydi. Çanta tipi askı sistemi kullanımı kayış engelinin üstesinden geldi ve varış noktası kumandası kullanımı genel kullanıcının ihtiyaç duyduğu kumandaları kapı çerçevelerindeki kumandalara indirgeyerek önemli derecede azalttı. Gizli bir sokete takılmış olan bakım terminali servis teknisyeninin çalışmasını sağlıyor. Aynı yaklaşım kabin üzeri kontrol cihazı için de benimsenmişti. Bu kabinlerin tepeleri çift lamine cam, bu nedenle acil durum duruşları gibi önemli özellikler kapı çerçevelerinde bulunuyor ve diğer kumandalar bakım terminali ile sağlanıyor.

Müşteri için temel faydaları, asansörlerin doğal ışık geçirmesine geçit vermesi. Çalışanlar zemin kata giriyor ve çalışma alanlarına gitmeden önce doğrudan altıncı kata (sosyalleşmek için The Pantry’e) naklediliyor.

Zorluklar

Bu yenilikçi asansörlerin oluşturulmasında karşılaşılan zorluklar oldukça önemliydi. Sadece insanların bina içindeki akışının diğer ofis binalarınkinden daha farklı olması değil, Foster + Partners için tasarım açısından zorluk asansörlerin tamamen cam olması ve önemli donanımların dışarıdan veya içeriden görünür olmayacak olmasıydı. Diğer çözümlere binanın itfaiyeci ve yük asansörleri ile ziyaretçileri asansörlerin bitişik duvarlarda açıldığı Mithras Tapınağına götüren asansör dahildi. Bu gereksinimlere üstün biniş rahatlığı, cepheye uyması için bronz kaplanması gereken denge ağırlıkları ve olağandışı çanta tipi askı sistemi de dahildi. İlaveten kapıların bombaya dayanıklı camdan yapılma özel alt tahrik kapılarına ihtiyacı bulunuyordu.

En iyi cam tedarikçisini ve diğer ortakları saptamak kolay değildi. Örneğin, kabinin cam duvarları, cam hamurlu ara katmanlı üçlü lamine camdı. 5 m yüksekliğinde ve 2.2 m genişliğindeydiler ve her biri 620 kg idi. Talep edilen net hatları sağlamak için tırabzan, doğrudan camın orta katmanına lamine edilmiş disklere monte edildi. Bazı malzemeler ve tırabzanlar kabul edilebilir bir çözüm olmadan önce standardın gereksinimlerini karşılayabildiklerine dair test edildi.

Biniş Kalitesi

Tasarım gereksinimi 10 mg’dan daha iyi yatay ve dikey vibrasyon seviyesini ve 52 dB(A) altında kabin içi gürültüyü karşılamaktı. Gürültü, vibrasyon kontrolü ve hızlanma/yavaşlama dahil tüm gereksinimler test kulesi kurulumunda kanıtlandı ve sonrasında sahadaki 18 asansörde uygulandı.

Sonuç

Ekim 2018’de “şimdiye dek tasarlanmış en çevre dostu ofis binalarından biri” olarak Bloomberg binasına mimarideki mükemmeliyeti nedeniyle İngiliz Kraliyet Mimarlar Enstitüsü tarafından Stirling Ödülü verildi. Enstitü Başkanı Ben Derbyshire “bina sadece ofis tasarımı ve şehir planlaması konusunda çıtayı yükseltmedi, aynı zamanda tavanı paramparça etti” dedi.

Mallon şu şekilde özetledi.

“Bu cam asansörler bence binanın favori kısımları. Çok beğeniyorum. Daha önce yapılmamış olmalarını sevdim. KONE mühendislerinin bu zorlu bir görev olarak üstlenmesini, farklı bir şey yaratmaya karar vermesini ve bizimle ortaklık yapmasını sevdim. Projenin mimaride veya mühendislikte yeni sınırlar yaratmak olan ruhunu kucakladılar.”