7. Asansör & Yürüyen Merdiven Teknolojileri Sempozyumu

Yayın TarihiKasım-Aralık, 2017 Dave Cooper Yazdır

İngiltere, Northamptonshire’daki 7. Asansör ve Yürüyen Merdiven Teknolojileri Sempozyumu 20 – 21 Eylül 2017 tarihlerinde yapıldı. Sempozyumda 16 farklı ülkeden 125’in üzerinde katılımcı yer aldı.

2016 Sempozyumu’ndaki raporumu “Bozuk plak gibi başa sardığımı biliyorum, ancak bu etkinlik her yıl giderek daha iyi bir hal alıyor!” sözleriyle açtım. 2017’nin de her anlamda hedefi vurduğunu duyunca hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Sempozyumda daha fazla temsilci, daha fazla uluslararası katılım ve dolayısıyla daha fazla ses vardı. Bu etkinlik, asansör ve yürüyen merdiven endüstrisi için hâlihazırda küresel anlamdaki en iyi eğitim sempozyumu olarak görülmelidir ve etkinliğin bu denli iyi geçmesini görmek çok güzel. Bu başarının arkasındaki iki önemli etkenin gerçek değer ve yüksek kalitedeki sunumlar olduğunu düşünüyorum.

Temsilciler, dünyanın dört bir yanından 16 farklı ülkeden geldi ve sempozyumda 125’in üzerinde katılımcı yer aldı. Sempozyum ayrıca, parça tedarikçileri, kontrol paneli üreticileri ve Northampton Üniversitesi’nin kendi yapısı da dahil olmak üzere sektörden küçük bir gösteri ile de desteklendi.

Northampton Üniversitesi Fen, Edebiyat ve Teknoloji Fakültesi (FAST) Dekan Yardımcısı John Sinclair, etkinliği Nick Mellor (Asansör ve Yürüyen Merdiven Endüstrisi Derneği / LEIA Genel Müdürü) ile açtı. John, uluslararası anlamda bilinen bir etkinlik yaratma çabası ile CIBSE / Northampton Üniversitesi / LEIA ortaklığının birlikte çalışmasından memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Nick, etkili bir giriş yaptı ve Grenfell Tower yangınının ileride sanayimiz üzerinde sahip olabileceği olası etkiye değindi.

İlk oturum Standartlar ile ilgiliydi ve başkanlığı Dave Cooper üstlendi. Rory Smith, oturumunu EN81-77 ve sismik koşullara maruz kalan asansörler hakkındaki sunumu ile açtı. Bu oturumu, gelecek nesil asansörlerde inovasyonun temel etkeni olacak EN81-20 ve 50 standardından bahseden Dennis Major izledi. Ardından Adam Scott, yeni EN81-70 standardı ve bizi etkileyecek değişiklikleri hakkında çok ilginç bir konuşma yaparak yüzleri güldürdü. Bu belge, gelecekte bahsedilecek çok fazla şey olduğundan genişletilmesi gereken bir belgedir. Planlanan programda bir değişiklik oldu, daha sonra Roger Howkins, asansör modernizasyonunun getirdiği zorluklardan bahsetmek için salona girdi. Roger’ı yılladır tanırım; standartların ve sanayi yayımlarının yeterli modernizasyon sanatı yaratmadığına olan inancını hep korumuştur. (Roger Howkins’in makalesinini dosya konusu içinde sayfa 82’de okuyabilirisniz)

İlk oturum her zamanki gibi artık vakti gelen bir mola için yeterince tartışma konusu yarattı! Temsilciler, CIBSE Lifts Group Eski Yönetim Kurulu Başkanı Adam Scott tarafından yönetilen ikinci oturum öncesinde kahve ve sohbet arasına girdiler. Adam, bu senenin ilk oturumunun açılış kaydını kaybetmişti! Buna rağmen gelenek, Trafik konulu ikinci oturumla devam etti. Çift katlı asansörler simülasyon ve yolcu taşıma etkinlik katsayısı (PTEC) için yolcu kümeleri oluşturarak kalkış gecikmesi, asansör planlaması ve seçim grafiklerini kapsayan 4 belge sunumu gerçekleştirildi. Stefan Gerstenmeyer, Mirko Ruokoski, Prof Lutfi Al-Sharif ve Richard Peters dört iyi konuşmacı olarak göze çarptı. Lutfi adının başına Prof. ünvanını benim koyduğumu fark etmiş olabilirsiniz. Bu unvanı, Northampton Üniversitesi’nde misafir profesörlük yaptığı ve Sempozyum’dan önceki akşam açılış oturumunu gerçekleştirdiği için koydum. Bunun tamamen hak edilmiş bir görev olduğunu düşünüyorum ve hepimiz bu konuda Lutfi’yi tebrik ediyoruz. Kendisi, yıllardır Sempozyumlarımızın en eğlenceli konuşmacılardan biri olmuştur.

Öğle arası! Ancak, Highgate House’ın leziz yemeklerini iştahla yemeden önce daha önemli bir görev beni bekler; bu görev muhtemelen benim için Sempozyum’un en stresli yanı olacak. Dr Barney’nin grup fotoğrafı için hazır bulunmasını sağlamak gibi bir görev üstlendim. Bu raporu okuyan herkesin gezging Barney’in baş etmesi oldukça güç biri olduğunu fark edeceklerine eminim.

Öğle yemeğinden sonra temsilciler, Teknoloji ve Donanım konulu bir oturuma girdiler. Oturum başkanı Phil Hofer idi. Phil, uzak doğu kökenli biri ve gelecek Mayıs ayında gerçekleştireceğimiz Hong Kong Sempozyumu’nda önemli bir görev üstlenecek. Ajandanıza kaydedin! Adrian Godwin, yüksek yapılarda dikey ulaşımın geleceği hakkındaki bir sunumla oturumu açtı. Adrian, paternostere (sürekli çalışan asansör) bağlı olarak ortaya çıkan olası bir çözümün ilk aşama tasarımı hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Bu oturumu, Aleksey Gorilovsky’nin yolcu görsel simülasyonlu yeni asansör topolojisinin analizi başlıklı oturumu takip etti. Ardından Julia Munday tarafından sunulan etkinliğin en eğitici sunumuna şahit olduk. Başlık, “ne görüyorsanız onu söyleyin” olabilirdi; ancak görevlilerin hepsini kapsamayacağı için “halatların ömürleri hakkında bazı fikirler” başlığı en uygunu oldu.

Kahve arasının ardından sismik mühendislik konulu bir oturuma girdik. Geçtiğimiz 24 saat içinde hem Meksika hem de Yeni Zelanda’da deprem meydana geldiğini varsayarsak gayet başarılı bir oturum oldu. Oturumu Dr Barney yönetti ve Asami Ishii, Stefan Kaczmarczyk ile Hiroya Tanaka’nın etkileyici sunumları yapıldı. İngiltere’de yaşanan depremden etkilenmediğimiz için çok şanslıydık

Günün son oturumunu Len Halsey yönetti; oturumun başlığı ise “Tarih” idi. Dave Cooper, 1851’den günümüze güvenlik tertibatının tarihi başlıklı bir sunum gerçekleştirdi ve bazı sorular sordu. Ardından Lee Gray, 1890-1960 tarihleri arasında asansör trafiği analizinin tarihi konulu bir sunum gerçekleştirdi. Lee, oturumu 1960’tan günümüze trafik analizi tarihi başlıklı bir sunum gerçekleştiren ve günün son konuşmacısı olan Gina Barney ile birlikte yürüttü. Gina, bir şarkı ve dans videosu ile desteklenen uzun teşekkür listesiyle sunumunu tamamladı.

Daha sonra salon, akşam yemeği için temizlendi. Sempozyumu aynı mekânda gerçekleştirmeye devam etmemizin sebeplerinden biri de muhteşem yemekleri ve servisiydi; akşam yemeğini yiyince bu yıl da hayal kırıklığına uğratmadıklarını anladık. Daha sonra hemen birkaç adım uzaklıkta olan barda sohbetimiz devam etti!

Sanırım ilk günün büyük bir başarıya ulaştığını ve herkesin ikinci günü iple çekmek için bara gittiğini söyleyebilirim!

İkinci günün üç oturumunun ilki Lutfi Al-Sharif’in yönetiminde gerçekleşti; konu ise Enerji & Mühendislik idi. Bu, halatsız yolcu taşıma sisteminin kabin titreşiminin giderilmesi için tahrik düzeneği denetimi hakkında sunum yapan Jonas Missler de dahil olmak üzere beş konuşmacıyı kapsayan bir oturumdu. Bunu takiben Benjamin Watson’ın “Asansör Enerji Verimliliği Standartları ve Motor Verimliliği” başlıklı sunumu yer aldı. Ardından, Gabriela Roivainen çok katlı asansörlerde kabin için ses ölçümü hakkında oldukça ilginç bir sunum gerçekleştirdi, bu sunumu ise Nishant Singh’in modern yapılardaki asansör sistemlerinde hava akımı etkilerinin analizi konulu çalışması takip etti. Oturumun son sunumu ise Stephane Reau’nun “Değişken Hız Teknolojisi Uygulamaları ile Enerji Tasarrufu” başlıklı sunumu idi.

Benedikt Meier’in yönettiği Eğitim, Araştırma ve Öğrenme konulu oturumun ardından tekrar kahve molası verdik. Thomas Ehrl, uluslararası ve çok kültürlü şirketlerde öğrenme ortamının iyileştirilmesi ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi, bu sunumu ise Undine Stricker-Berghoff’un “Avrupa Asansör Endüstrisinde Kadınların Yeri” başlıklı çalışması izledi. Oturumun son sunumu, Rory Smith ve Stefan Kacmarczyk tarafından yönetilen teori ve endüstriyel uygulama arasında köprü kurma konusuna sistem mühendisliği yaklaşımı konulu bir çalıştaydı.

İki günün son oturumu “Emniyet” başlığıyla Lee Gray yönetiminde gerçekleştirildi. Bu, Osamu Furuya’nın amortisör performansı konulu etkileyici çalışmasını da içeren dört sunumluk bir oturumdu. Ardından, Michael Bottomley tarafından en kullanışlı asansörlerdeki tehlikeli maddelerin hareketi konulu sunum gerçekleştirildi. Bu oturumu, bana göre endüstrimizin diğer birçok endüstriden geride kaldığı halat durumu izleme sistemi hakkındaki bir sunumla Keisuke Minagawa’nın çalışması izledi. Bu oturum, ilk günden beri gündeme getirilen Tijmen Molema tarafından sunulan “ Asansörlerin Güvenlikle İlgili Uygulamaları İçin Programlanabilir Elektronik Sistem / PESSRAL neden PESS değil” konulu sunumu da kapsamaktaydı.

Her şeyi göz önünde bulundurduğumuzda yüksek sayıda katılımın sağlandığı ve iyi organize edilmiş harika bir Sempozyum daha gerçekleşti.

9. Asansör ve Yürüyen Merdiven Teknolojileri Sempozyumu 19-20 Eylül 2018 tarihinde Highgate House’ta gerçekleştirilecek; bu Sempozyumun öncesinde ise Northampton’daki olağan Eylül etkinliğinin tamamlayıcısı olan 8. Sempozyum, 15 Mayıs 2018 tarihinde Hong Kong’da gerçekleştirilecek. Daha şimdiden önümüze konmuş birden çok sunum var!

2018 etkinlikleri ile sunumlarınız için ve eski sempozyum sunumlarına ücretsiz olarak erişmek için www.liftsymposium.org sitesini ziyaret edebilirsiniz. 🌐